Ayhan’dan simit-soğanlı basın açıklaması
  • Reklam

Ayhan’dan simit-soğanlı basın açıklaması

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi İsmail Ayhan “3 milyon kamu görevlisi ile 2 milyon emeklinin 2 yıl sürecek çileli mücadelesi başladı. Kamu görevlileri bugün ağustos ayındaki toplu sözleşmede ifade ettiğimiz acı gerçekle yüz yüze kaldı” dedi.

16 Ocak 2020 - 07:28

Karatekin Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasına MHP İl Başkanı Hasan Çakır, MHP Merkez İlçe Başkanı Bahadır Akbaba, MHP İl Genel Meclis Üyeleri, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendika başkanları ile üyeler katıldı.

Ayhan, basın açıklaması metnini okumaya geçmeden önce elinde salladığı simit ve soğanı göstererek göndermede bulundu.

Çay-simit hesabı yapan Çankırı’lı siyasetçiyi isim vermeden eleştiren Ayhan, çay-simidin memurun sıcak öğünü olduğunu söyledi.  Ayhan,   Aşık Mahsuni Şerif’in “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana” dizelerini seslendirdi.

KURU FASULYE, PİLAV LÜKS

TÜİK’in resmi rakamlarına göre geçen yıl gıda fiyatlarının ortalama yüzde 10,9, mutfak tüpünün yüzde 17,6, doğalgazın yüzde 22, elektriğin yüzde 18,3 zamlandığını vurgulayan Ayhan “Maaşlara yüzde 4 zam yapmak, adeta memur ve emeklilerle alay etmek demek” ifadelerini kullanarak şunları söyledi:

“Ekonomi iyi yolda, istikrar sürüyor, enflasyon düşüyor masalı, çarşı pazardaki gerçek fiyatlarla kâbusa dönüştü. Yetkililer hedef enflasyonu bilinçli olarak düşük göstererek memurlarımızı düşük ücret artışına mahkûm ederken, milletimizi zorunlu harcamalarında dahi enflasyon canavarına teslim etmekte. İktidar 2019’daki ilk enflasyon hedefine göre maaşlara toplam yüzde 9,2 zam yapıldı. 2019 yılında gerçekleşen resmi enflasyon ise yüzde 11,84 oldu. Buna göre memur maaşları enflasyonun gerisinden gelmekte. Kaldı ki, bu oran TÜİK’in enflasyon sepetindeki, çoğunu halkın tüketmediği 418 madde 895 çeşit ürünün ortalama artışını göstermekte. Milletimizin tüketmek zorunda olduğu gıda, temizlik, sağlık, ulaşım, haberleşme, ısınma, kira gibi ürünlerdeki fiyat artışları ise 2019’da gerçekleştiği ilan edilen, resmi enflasyonun kat be kat üzerinde. Eğitim, sağlık, ulaşım gibi harcamalar enflasyonun üzerinde zamlandı. Bir zamanlar fakirin yemeği olan kuru fasulye, pilav lüks gıda maddesi haline geldi. Kırmızı etin yalnızca adı kaldı. Sebze, meyve el yakmaktadır. İlaca yüzde 46, giyime yüzde 33, gazeteye yüzde 28, dergiye yüzde 51 zam gelmiş memurun, emeklinin beli iyiden iyiye büküldü.  Ekmeğimiz bile yüzde 13,5 zamlandı. Buna rağmen memurlara 2020 yılı için yüzde 4+4, 2021 için ise yüzde 3+3 zam yapılması öngörülmüş, adeta ekonomi ile maaş zamlarının ilişkisi tamamen kesildi.”

TÜİK MARKET AÇSIN

Ayhan, TÜİK’in rakamları aldığı yerleri merak ettiklerini vurgulayarak “Eğer TÜİK’in rakamları gerçekse TÜİK bir market açsın, hepimiz oradan alışveriş yapalım, bizim de enflasyonumuz TÜİK’in enflasyonu ile eşitlensin. Yeniden değerleme oranları yüzde 22,58 olarak belirlenirken memur maaşlarına yüzde 4+4 zam yapmak hangi vicdanla, hangi adalet anlayışıyla bağdaşır? Gerçekler ortadayken çocuk parası, aile yardımı, doğum, ölüm yardımları, ek ödemeler, ek dersler, fazla mesai ücretleri ve tazminatlara da ayrıca bir artış yapılmadı. Duruma bakıldığında bu yıl da maaşların eriyeceği, alım gücünün düşeceği açık” diye konuştu.

ACI GERÇEK

“Toplu sözleşme tiyatrosuyla memurlarımız, 2021 yılı sonuna kadar devreden çıkarıldı” diyen Ayhan, memurların ekonomik ateşin ortasına atıldığı şu günlerde dahi yetkili konfederasyonun memurların haklarını korumayı akıl edemeyerek başını kuma gömdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün memurlarımız maaşlarını aldılar ve acı gerçekle yüzleştiler. Biz, Türkiye Kamu-Sen olarak sürekli gerçekleri dile getiriyor, maaş zamlarının yetersiz olduğunu, verilen sözlerin tutulmadığını ifade ediyor, acil çözüm bekleyen sorunlar için bir memur paketi hazırlanmasını istiyoruz. Malum konfederasyon ise durumdan hoşnut olacak ki, eriyen maaşlara, unutulan 3600 ek gösterge vaadine, yardımcı hizmetlilere, haksızlıkların kaynağı mülakata, sözleşmelilerin kadroya geçirilmesine, gelir vergisi mağduriyetine, bayram ikramiyesine ve emekli maaşlarına dair tek bir kelime etmiyor.  Bugün, memurlar maaşlarını aldılar. Yani takke düştü, kel göründü. Türkiye Kamu-Sen dün de meydanlardaydı; bugün de meydanlarda… Dün ne dediyse, bugün de aynısını söylüyor. Memurların haklarının budanmasına seyirci kalan hatta pasif tutumuyla üstü örtülü şekilde destek olan malum konfederasyon ve yetkililer, bugün neredeler? Bugün, hormonlu sendikalar, gerçekler karşısında saklanacak delik arıyorlar. Memur maaşına yapılan yüzde 4 zam ortalama maaşlara 160,6 lira zam demek.

Bir yılda ailenin zorunlu harcamaları ortalama 730 lira, oransal olarak da yüzde 12,3 artmışken, yüzde 4 zamma yani 160 liraya tek kelime edemeyenler memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar? Sözleşmeliyi, hizmetlileri yok sayanlar, vekil ebe, hemşire, imam ve aile sağlığı elemanlarına üvey evlat muamelesi yapıp kadroya geçirmeyenler, öğretmeni, akademisyeni, sağlık çalışanını, maliyeciyi, adliye çalışanını unutanlar, postacıya, ormancıya, belediye çalışanına, diyanet çalışanına kör bakanlar, emeklileri, ek gösterge sorunlarını, ek ödeme sorunlarını, fazla mesaileri, döner sermayeleri bir kenara bırakıp, tek bir konuyu dahi müzakere etmeden 1 ayı heba edenler bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?

Memurlardan aldıkları yetkiyi kötüye kullananlar, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar? Kış soğuğunun bastırdığı günlerde oduna, kömüre, doğalgaza gelen zamları bile karşılamayan maaş artışına seyirci kalan bir eli yağda, bir eli balda tatlı su sendikacıları, soğuktan donan memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar? Elbette, sendikacılığın yüz karaları bir deliğe gizlenecek ve Türkiye Kamu-Sen’in mücadele etmesini bekleyecek. Gördük ki, memur ve emeklilerin bir 730 günü daha heba oldu. Kamu çalışanları ve emekliler bu 2 yılı da bin bir güçlük içinde, biraz daha borç batağına saplanarak, kredi kartına yüklenerek, yediğinden, içtiğinden keserek, çocuğunun harçlığından kısarak, soğukta üşüyerek geçirmesin. 

Geçtiğimiz yıl, bizleri yüzde 4+5’e mahkûm edenler, bu yıl da yüzde 4+4’e mahkûm ediyorlar. Memurları, emeklileri enflasyonun altında ezdiniz; biliniz ki, memurlar bir darbeyi daha kaldıramaz. Hak mücadelesi kutlu bir mücadeledir. Biz, yalnızca memurlarımız ve emeklilerimiz için değil, gelecek nesillerimiz, beşikteki bebeklerimiz, genç kuşaklarımız için de mücadele yürütüyoruz.”

“Memurun bordrosunun ateşi tüm vicdanları yakacak” sözleri ile konuşmasını tamamlayan Ayhan, katılımcılarla birlikte maaş bordrosunu yaktı.

Bu haber 802 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
1074 Çankırıspor,  hakkı olan 3. Ligi istiyor
1074 Çankırıspor, hakkı olan 3. Ligi istiyor
ÇAKÜ ilköğretime kapılarını açtı
ÇAKÜ ilköğretime kapılarını açtı