İSLAM'DA BESLENME


DR. VELİ ÇAYIR-VAİZ

Söz konusu beslenme olunca her insanın konuya dair bir tecrübesi ve yorumu var kuşkusuz. Bir yanda “yiyen de ölüyor yemeyen de” sorumsuzluğu diğer taraftan çeşitli diyet ve egzersiz programları… Kafalar karışık…

İnsanı Allah yarattığına göre “yarattığını bilmez mi?” (Mülk, 67/14) O halde insanın nasıl besleneceğini de bildirmiş olmalıdır. Allah’ın iradesi eylem ve söz olmak üzere iki türlü tecelli eder. Biz buna literatürde kevni (yaratma/eylem) emir ve kavli (söz) emir diyoruz.

Allah’ın kavli emri olan Kur’an ile onun beyanı ve pratiği sünnette beslenmeye dair besin ve gıdaların, helal, maddi ve manevi bakımdan temiz olması, (Bakara, 2/168; Enfal, 8/69;Nahl, 16/114) beslenmede ölçülülüğün esas alınması, her türlü aşırılığın (ifrat-tefrit) yasaklanması, (A’raf, 7/31-32;Maide, 5/87-88;Buhârî, Et’ıme, 12; Müslim, Eşribe, 182;Tirmizî, Zühd, 47)  şükür ve dua duygusu ile hareket edilmesi, yemeği paylaşma, yemekten önce ve sonra ellerin yıkanması ve yemek sonrası diş temizliği (Abese, 80/ 24-32; Tekasür, 102/8;Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 43) gibi  “genel kural” niteliğinde bazı asılların vaz’ edildiği  görülür. A’raf 31. ayette israf yapmadan yenilip içilmesi emredilirken devamındaki ayette Allah’ın serbest bıraktıklarının haram kılınması yasaklanmıştır. Bu nedenle; insan tıbbi bir zorunluluk olmadıkça helal olan bir gıdayı kendisine yasaklayamaz. Keza bir hekim gözetimi ve tavsiyesi olmaksızın bazı gıdaları tüketmemek beslenmeden beklenen gaye ve hikmete aykırıdır. “Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve güzel şeyleri haram saymayın, sınırı da aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez. Allah’ın size verdiği helâl ve temiz rızıklardan yiyin ve iman etmiş olduğunuz Allah’ın yasaklarından sakının.” (Maide, 5/87-88)

Hz Peygamber’in (a.s) “...midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe ayırsın ve diğer üçte birini de nefes alıp vermek için boş bıraksın” ifadesi, bir tavsiye olmaktan ziyade, “emir” olarak anlaşılmalıdır. Zira bu kural günümüz insanının beslenme probleminin çözümü ve buna bağlı hastalıkların önlenmesinde çok önemlidir. Bunun yanında Hz. Peygamber’in (a.s) bazı besin ve gıdaları severek tükettiği ve tavsiye ettiğine dair rivayetler de mevcuttur. Hz. Peygamber  (a.s)  bizler için Kur’an’ın ifadesiyle en güzel örnektir. (Ahzap, 33/21;Kalemm, 68/4) Ancak “örnek” almanın “taklit etmek” anlamına gelmediğinin bilinmesi lazımdır. Coğrafya, iklim koşulları ve örf gibi faktörlerden kaynaklı olarak beslenme kültürlerinin farklılık arz edebileceği unutulmamalıdır.

Sonuç olarak Allah, insanın sağlıklı beslenebilmesi için doğada yeterli rızkı yaratmıştır. İslam dininde, besin ve gıda maddelerinin temini, muhafazası ve tüketimi konusunda bazı kurallar vaz’ edilmiştir. Bu kurallar zümresinden olarak Kur’an ve sünnette besin ve gıdaların,  helal ve temiz olması, haram yolla temin edilmemesi, tüketimde ifrat ve tefrit yasağı, dua edilmesi ve paylaşma gibi genel kurallar konulmuştur. Bunun yanında beslenmenin keyfiyetine dair ayrıntılı bilgilerin ise tıp, biyoloji, diyetisyenlik, veteriner hekimlik ve gıda mühendisliği gibi birçok bilimi ilgilendirmektedir. Bu bakımdan Kur’an konunun tafsilatını kevni alana yani uzmanına havale etmektedir. Çözüm: Kur’an ve sünnetin yukarıda ifade edilen genel kurallarıyla birlikte konunun uzmanlarının tavsiyelerine uymak sağlıklı beslenme için elzemdir.  “Bilmiyorsanız bilenlere sorunuz” (Enbiya, 21/7)