NİKÂH, EVLİLİK VE AİLE HUKUKU


SELCEM TAN - VAİZ

Bütün varlıkları erkek ve dişisiyle yaratan Rabbimiz, varlıkların en şereflisi olan insanoğlunu da kadın ve erkek olarak yaratmıştır. Aralarında sevgi ve merhameti var etmiştir. “Onlar sizin için bir elbise, sizler de onlar için birer elbisesiniz” (Bakara, 2/188)  buyurarak birbirlerinin kusurlarını örtmede gece gibi olmalarını, birbirinin haklarını gözetmelerini istemiştir.

     Toplumun ayakta kalabilmesi, düzenin sağlanabilmesi ancak huzurlu ve mutlu aileler ile mümkün olmaktadır. Aile müessesinin kurulabilmesi için de nikâh şarttır. Nitekim Allah Rasulü (s.a.s) “Birbirini seven çiftlerin birleşmesi için nikâhtan daha iyi bir çözüm yoktur” (İbn Mâce, Nikâh,1) buyurmaktadır.

     Güzel bir evliliğin ilk aşaması iyi bir eş seçiminden geçmektedir. Parası, evi, güzelliği, asaleti olan değil, dindar ve ahlaklı olan bir eşi seçmek, (Buhârî, Nikâh, 15, Müslim, Radâ, 53) bu dünyada temelleri atılan ve ahiret saadetine uzanan bir merdivenin ilk basamağıdır.

“Nikâhta Keramet vardır” demiş büyükler. Elbette ki, eşler arasında sevginin, merhametin ve şefkatin var edilmesi Rabbimizin kanıtlarındandır. Bu sevginin, merhametin ve şefkatin yerleşmesi için de nikâh öncesi ve sonrasında yapılacakları da göz ardı etmemek gerekir. Nikâh iki tarafın rızası ile olmalıdır. Kızın veya erkeğin rızası olmadan zorla yaptırılan evlilikler dinimiz tarafından kabul görmediği gibi, berdel usulü ile zorla yaptırılan evlilikler de kabul görmemiştir. Ayrıca Yüce Rabbimiz: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, sütkız kardeşleriniz, eşlerinizin anneleri, kendileriyle birleşiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı. Eğer onlarla (nikâhlanıp da) henüz birleşmemişseniz kızlarını almanızda size bir mahzur yoktur. Öz oğullarınızın eşleri, iki kız kardeşi birden almak da size haram kılındı.(Nisa, 4/23) buyurarak bizlere evlenilmesi haram olan kişileri bildirmiştir. Bundan sonra da yapılacak iş, nikâh esnasında dikkat edilecek; diğer hususlar olmalıdır 

 

Nikâhın, şahitlerin huzurunda yapılması, duyurularak bu sevince eş, dost ile akrabaların dâhil edilmesi ve meşru zeminde eğlence tertip edilerek yapılması gerekir. Allah Resulü evliliklerin bir şenlik havası içinde yapılmasını arzu etmiş, insanların tef çalıp şarkı söylemelerine, ziyafet vermelerine müsamaha göstermiştir. Hatta bu konularda ihmalkâr davrananları uyararak düğünün gereğinin yapılmasını teşvik etmiştir. Fakat alkol tüketilmesi, eğlencede aşırıya gidilmesi, kadın ve erkeklerin birbirlerine mahremiyet sınırlarını aşan tavır ve davranışlar içinde bulunması yasaklanmıştır. (Tirmizî, Nikâh, 6)

   Böylesine güzel hayal ve hedeflerle kurulan yuvaların dağılmaması için emek ve sabır göstermek gerekir. Yuva kurmak kolaydır fakat o yuvayı ayakta dimdik tutmak zordur. Bunun için de eşler sevgi, saygı, sadakat ve sorumluklarını yerine getirmelidirler.

      Aile olmak demek, zırh demektir. Hayatın fırtınaları içinde sığınılacak huzurlu bir liman demektir. Aile olmak demek, acıların ve sevinçlerin paylaşıldığı yürek demektir. Aile olmak demek, akıl ile ruhun kaynaşması demektir. Aile olmak demek, gözlerinin bu dünyaya elveda dediği anda hayat arkadaşının elinden tutup dualarla seni uğurlaması ve öteki âlemde cennete el ele girmek demektir.

“Rabbimiz! Bize eslerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, sana karşı gelmekten sakınanlara önder yap.” (Furkan, 25/74-75)