Şiddete “DUR!”
  • Reklam

Şiddete “DUR!”

Memur-Sen Çankırı Şubesi, eğitimciye şiddete “DUR!” demek, seslerini yetkililere duyurmak, çözüm bulma iradesini harekete geçirmek için bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

25 Kasım 2019 - 07:19

Şube başkanlığında düzenlenen basın toplantısına Memur-Sen Çankırı Şube Başkanı Ahmet Dönmez, eski başkan Kasım Karatekin, yönetim kurulu üyeleri ile sendika üyeleri katıldı.

Basın açıklaması Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Tuğrul Değirmenci tarafından okundu.

“Gündemimiz net, hedefimiz tektir” diyen Değirmenci, eğitimciler olarak seslerinin duyulmasını, mesajlarının alınmasını, şiddete çözümün artık ertelenmemesini, mesleğin daha fazla örselenmemesini istediklerini ifade ederek Şiddet, her geçen gün sayı olarak da yoğunluk olarak da artıyor, farklı faillerle yeni kulvarlar buluyor, en uzağında olması gereken yerlere bile giriyor; toplumsal bağlarımızı çözüyor, geleceğimizi karartıyor, toplumsal değerlerimiz erozyona uğruyor, insana saygı azalıyor, hürmet yerini şiddete bırakıyor, karakter eğiticisi, ruh işçisi, geleceğimizin mimarı öğretmenlerimiz, ince bir sanatı icra ederken kaba bir muameleye maruz kalıyor” diye konuştu.

Değirmenci, Eğitim-Bir-Sen olarak yaptıkları araştırmada, son iki yılın fotoğrafının bile şiddet olaylarının nasıl giderek tırmandığını ve yaşananların ne kadar vahim olduğunu gösterdiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Eylül 2017’den bugüne resmî eğitim kurumlarında 94 öğretmen ve eğitim çalışanı değişen tür ve düzeyde şiddet içerikli eyleme maruz kaldı. Şiddet eylemlerinin yüzde 78’i adli soruşturmaya konu edildi. Bu eylemlerin yüzde 58’inin adli soruşturma ve kovuşturma süreci devam etmekte. Sadece üç vakada tutuklama kararı verilerek sanık/sanıklar tutuklu yargılandı. Sonuçlanan kamu davalarında sadece 5 vakada mahkûmiyet kararı verildi, tamamında adli para cezasına hükmedildi.” diye konuştu.

 Şiddetin toplumsal sorun olduğuna dikkat çeken Değirmenci   “Araştırma bulguları, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin, bireysel eylemler olmaktan çıkıp yaygın bir sorun hâline geldiğini ortaya koymakta. Eğitim çalışanlarına yönelen şiddetin genel ve yaygın bir görünüm arz etmesi, psikolojik ve sosyolojik kökenleri olan toplumsal bir sorun hâline geldiğini göstermekte. Şiddeti önleyecek önemli bir aktör olması gereken eğitimciler bugün maalesef şiddetin mağduru durumuna geldi. Eğitimcinin itibarını daha da artıracak, konumunu güçlendirecek, onu tehlikelere karşı koruyacak tedbirleri artık almak zorundayız.” dedi.

Meslek kanununa ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğuna bir kez daha işaret eden Değirmenci açıklamasını şöyle sürdürdü: ”Eğitimci, şiddete karşı yasal güvenceyle korunan, kendisi bizzat şiddeti önleyen; eğitim ise şiddeti ortadan kaldıran bir enstrüman olmalı. Bunun için, yetkili kişi ve kurumlardan sivil toplum örgütlerine kadar toplumun tüm katmanlarına sorumluluk düşmekte. Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere, bütün eğitim camiası, siyasiler, mülki idareler, aydınlar, gazeteciler, aileler bu konuda büyük bir aile olduğumuz şuuru ve duyarlılığı ile sorumlu davranmalı. Herkesi ilgilendiren, herkesin ilgili olduğu bir meselede, toplumsal duyarlılık bilinci ve farkındalık oluşturmak için herkesin yapacağı bir şey mutlaka vardır, olmalı.”

Açıklamasında hükümet, TBMM, siyasi partilere çağrıda bulunan Değirmenci “Eğitimin, eğitim çalışanlarının sorunları çözüme kavuşturulmadan geleceğe umutla bakmamız, başarıyı yakalamamız mümkün değil. Onun için diyoruz ki 2023 Eğitim Vizyonu lafta da rafta da kalmamalı, icraat için bir an önce adım atılmalı” şeklinde konuştu.

Bu haber 462 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
TÜRKİYE’DE İLK
TÜRKİYE’DE İLK
“ÇANKIRI BASIN TARİHİ” ÇIKTI
“ÇANKIRI BASIN TARİHİ” ÇIKTI