TÜRKAV Sarıkamış Şehitlerini andı
  • Reklam

TÜRKAV Sarıkamış Şehitlerini andı

Bölükbaşı “Canla yazılmış destan”

08 Ocak 2018 - 07:38

Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Çankırı İl Başkanlığı Sarıkamış Harekâtının 103. yılında "Ezan susmasın, vatan bölünmesin, göklerde dalgalanan al bayrak ebediyen dalgalansın" diye şahadet şerbetini içen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla andı.

Karatekin Parkı’nda düzenlenen anma programına 21. Dönem Milletvekili İrfan Keleş, Ak Parti İl Başkanı Celal Kaman, Saadet Partisi İl Başkanı Ömer Uzun, İyi Parti İl Başkanı Çetin Kapdan, Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Yüksel Teke, STK ve siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

  Açılış konuşması yapan TÜRKAV Çankırı İl Başkanı İsa Bölükbaşı, Rusların istila ettiği Ardahan’ı, Kars’ı, Sarıkamış’ı kurtarmak için 22 Aralık 1914-15 Ocak 1915 tarihleri arasında Büyük Sarıkamış Çevirme ve Kuşatma Harekâtı yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Üçüncü Ordunun 9, 10, 11. Kolorduları, 24 Aralık 1914 günü şiddetli soğuğa rağmen Büyük Sarıkamış Çevirme ve Kuşatma Harekâtına başlamış. Ayrıca, gerilla harbi yapan yarı resmi Türk çeteleri de, Ardahan’a hareket etmişti. Üçüncü Ordudan bazı kıtalar, 24-25 Aralık gecesi, Sarıkamış’a ulaşmayı başarmış. Ancak, Allahü Ekber Dağlarını aşarken çetin zorluklar ve kış şartları sebebiyle gerek miktar, gerekse mevcut silahları yönünden çok zayiat ve kayıp vermişlerdi. Allahü Ekber Dağlarını aşan Mehmetçiklerden bir kol da, Sarıkamış’ın doğusundaki Selim İstasyonuna vararak demiryolunu tahrip edince, Sarıkamış’taki Rus kolorduları paniğe uğramıştı. Gayriresmî Türk çeteleri de, 1915 yılı başında Ardahan’a girmişti. Rus Kafkas Ordusu Başkumandanı, Üçüncü Ordunun ilerleyişi üzerine; 2-3 Ocak 1915 günlerinde telsiz-telgraf ile müttefikleri Fransa ve İngiltere’ye, günde birkaç defa yalvarırcasına başvurarak ‘Telefon konuşmalarını durduran soğuk ve kış, Türk ordusunu engelleyemiyor. İkinci bir cephe açmazsak; Türk ordularının ilerlemesi durdurulamaz…’ haberini gönderiyordu.

Kış, 3-4 Ocak 1915 gecesi daha da şiddetlendi. Fırtına ile yağan kar, yolları tıkayıp, çadırları yıktı. Arkasından da dondurucu soğuklar bastırınca, 150 bin  kişilik ordunun 90.bini donarak şehit düşmüşlerdir. Aynı zamanda Ruslarda otuz iki bin askerini kaybetmişti.

 Bu olayı en veciz biçimde Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkanının anılarında buluyoruz ‘İlk sırada diz çökmüş 9 kahraman. Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki, kâinattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler… Ve sağ başta Binbaşı Nihat. Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda… Allahuekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Çünkü onlar bizden çok evvel, Allah’larına teslim olmuşlardı’ Sarıkamış kuşatma harekâtı aşırı soğuk ve açlık yüzünden, hedef ele geçirilemeden sona erdi.”

“Bizim millet olarak şöyle bir hasletimiz var, biz zaferlerimizi anar ve kutlarız; fakat hiçbir zaman üzüntülerimizi ve felaketlerimizi gündeme pek getirmeyiz” sözleri konuşmasını sürdüren Bölükbaşı, eğer üzüntülerimizi, felaketlerimizi gündeme getirmememiz durumunda orada yaşananları unutacağımızı,  unuttuğumuz zaman ise benzer acı olayları tekrar yaşamak zorunda kalabileceğimizi, onun için unutmamamız ve hatırlamamız gerektiğinin altını çizdi.

Bölükbaşı, yasını tutmamız, hatırlamamız gereken en acı olaylardan, dramlardan birisinin Sarıkamış olduğunu,  Sarıkamış’ın seksen bin, doksan bin canla yazılmış destan olduğunu vurularak şöyle konuştu:

“Sarıkamış bu milletin evlatlarının milletin bağımsızlı için vatan topraklarına düşman ayağı değmemesi için, milletin geleceği için nelere katlanabileceğinin, fedakârlık sınırının neresi olabileceğini gösteren bir destan, bir dram.  Fakat bu dram bizim şerefimiz. Çünkü atalarımızın şehit kanıyla sulanmış ve sınırları şehitlerimizin kanıyla çizilmiş bu vatan topraklarını korumak için ölümü göz alarak, Niğde Ulukışla’ya trenle, Samsun’a deniz yoluyla gelerek kilometrelerce yaya olarak Erzurum’a kadar yürüyerek, oradan eksi 39 derece soğuk ve tipiye rağmen öleceğini bilerek, donacağını hiç düşünmeden cepheye yürümüşler doksan bin vatan evladı tek kurşun atmadan şehit oldu.

Geçmişimizi iyi bilmeliyiz Ecdadımız bu toprakları hangi şartlarda kanlarını dökerek canlarını vererek çeşitli uzuvlarını kaybederek çocuklarımızın emaneti bu güzelim vatan toprağını bizlere vatan olarak bıraktı. Vatanı olmayan hür ve bağımsız olmayan bir milletin dini ve namusu ayaklar altında kalacağını bildikleri için Sarıkamış’ta, Allahuekber dağlarında, Allah’a kavuştu. Ruhları şad olsun.

Üzerlerinde yazlık elbiselere rağmen aç susuz kilometrelerce eksi 39 derece soğukta yürüyerek zaman zaman dondurucu soğuk ve tipi ile mücadele ederek, donarak, düşmanla çarpışarak şehit oldu.   Gazilerimizi anmak, şehitlerimizi yad etmek, bir nebze de olsa onların yaşadıklarını yaşamak ve onların hasret kaldıkları sıcacık bir tas çorbayı içip, elhamdülillah deyip; ruhlarına bir Fatiha göndererek şükranlarımızı sunmak TÜRKAV olarak niyetimizdi.

Ey donarak şehit düşen şehidim seni, içimiz sızlayarak; ay-yıldızlı bayrağımız dalgalandıkça, ezanımız semaları süsledikçe, istiklal marşımız coşkuyla söylendikçe unutmayacağız. Unutturmayacağız. Huzur içinde uyu. Senin bizlere miras bıraktığın çocuklarımızın emaneti bu toprakları gözümüz gibi korumak bizim için en kutsal görev. Bizi bölmek isteyen Emperyalistlerin, Siyonistlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin oyunlarına gelmeyeceğiz ve onların oyunlarını bozmak bizim birinci vazifemiz. Bizi parçalayıp yok etmek isteyen şer odakların oyunlarını bozmak için mücadele etmezsek bu vatan için, ilay-ı kelimatullah davası Allah davası için kısacası Türk-İslam davası için şehit olan aziz şehitlerimizin gazilerimizin iki eli iki dünyada yakamızda olacak.”

Aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle ve şükranla anan Bölükbaşı, katılımcılara, programa katkılarından dolayı 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi personeline teşekkür ederek konuşmasını “Vatanımız sabah aydınlığını görsün bütün geceler bizim olsun. Ne mutlu Türküm diyene” sözleri ile tamamladı.

Ali Kesik tarafından aziz şehitlerimiz için indirilen hatimin duası Türk Diyanet Vakıf-Sen Şube Başkanı Satılmış Akyol tarafından yapıldı.

Program tarhana çorbası ve ekmek ikramı ile sona erdi.

Bu haber 960 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
  Türk ve İngiltere Milli takımları Çankırı’da bileniyor
Türk ve İngiltere Milli takımları Çankırı’da bileniyor
 33. Ahilik Haftası sönük geçti
33. Ahilik Haftası sönük geçti