ALLAH'A İMAN
  • Reklam
Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

ALLAH'A İMAN

15 Ekim 2020 - 17:10

Murat ÇELEBİ - Kızılırmak Müftülüğü/Vaiz

 Sözlükte “güven içinde bulunmak, korkusuz olmak” anlamındaki emn (emân) kökünden türeyen iman “güven duygusu içinde tasdik etmek, inanmak” demektir. Allah tarafından gönderilmiş bulunan bütün peygamberler, kavimlerine ilk önce tevhit esasını tebliğ etmekle vazifelendirilmişlerdir. Ebû Amr  Süfyân İbni Abdullah (r.a) peygamber (a.s)’e gelerek:  Yâ Resûlallah! Bana İslam’ı öylesine tanıt ki, onu bir daha senden başkasına sormaya ihtiyaç hissetmeyeyim, dedi. Resûlullah (s.a.v): “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol!” buyurdu (Müslim, İmân 62).

Allah’a iman bütün iman ilkelerinin başı, ilk esası, ml’min olmanın ilk şartıdır. İman olmaksızın yapılan hayır ve hasenatın ve ibadetin Allah katında bir değeri yoktur. Resulü Ekrem Efendimiz, peygamber gönderilmeden önce Arap toplumu putlara ibadet ediyor, onlardan yardım istiyor ve onların Allah katında kendilerinin şefaatçi olduklarını iddia ediyorlardı. Kur’an-ı Kerim onların bu inançlarının delil ve dayanaktan yoksun bulunduğunu, kendilerinin kuruntusundan başka bir şey olmadığını ifade ediyordu. Yerde ve gökte başka tanrıların olması durumunda bunların düzenlerinin kaybolup gideceğini haber veriyor, böylece akıllarını kullanmalarını teşvik ediyordu. Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, (bunların nizamı) kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki Arş'ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir” (Enbiya, 21/22).

İlahi dinlerin en önemli özelliği tevhit dini olmasıdır. Allah Teâlâ’nın bir ve tek, yaratan ve yaşatan olması, hiçbir ortağının, denginin, mislinin, benzerinin olmaması demek olan tevhit inancını, Arap toplumu, bir türlü kabullenemiyor, Peygamber (a.s)’e “bütün ilahları tek bir ilah yaptın, doğrusu şaşılacak şey.” diyerek hayret ve şaşkınlıklarını ifade ediyorlardı.  Hâlbuki Kur’an-ı Kerim onların akıllarına hitap ediyor, taptıkları putların hiçbir şey yaratamayacağını aksine o putların yaratılmış olduğunu ifade ediyor, dahası bir sineği bile kovmaya güç yetiremeyeceklerini haykırıyordu. Ey insanlar! (Size) bir misal verildi; şimdi onu dinleyin: Allah'ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan geri de alamazlar. İsteyen de âciz, kendinden istenen de! (Hac, 22/73).

Araplar arasında yaygın olan bir inanç da meleklerin (hâşâ), Allah’ın kızları olduğu şeklindeydi. Onların bu inançlarının yanlışlığını ortaya koymak üzere ihlas suresi nazil olacak ve Allah Teâlâ’nın tek olduğu,  hiçbir şeye muhtaç bulunmadığının yansıra doğmaktan ve doğurmaktan münezzeh olduğu vurgulanacaktır. “De ki, O Allah tektir, Allah Samet’tir. (O hiçbir şeye muhtaç değildir ama bütün varlıklar O’na muhtaçtır.) O, doğurmamış ve doğmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir.” (İhlas, 112/1-4).

Başta tevhit dini iken sonradan tahrife uğrayarak tevhit inancı bozulmuş olan, Hıristiyanların inançlarının da yanlışlığı ortaya konacak “Allah, üçün üçüncüsüdür.” diyenlerin kâfir oldukları ifade edilerek yeniden tevhit inancı tesis edilecektir. “Ant olsun «Allah, üçün üçüncüsüdür» diyenler kâfir olmuşlardır.” (Maide, 5/73).   Hıristiyanlar İsa (a.s)’ı, Yahudiler de Uzeyr (a.s)’ı Allah’a oğul isnat ederek tevhit dininden uzaklaşmışlardır.   

İslam ise Allah’ın bir ve tek olduğu inancı üzere kurulmuş, Allah (c.c)’a iman, iman ilkelerinin esası sayılmış, gerektiği şekilde iman eden müminlerin cehenneme haram kılınacağı ifade edilmiş, cennete girecekleri müjdelenmiştir. “Kim kalbiyle tasdik ederek Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet ederse Allah onu cehenneme haram kılar. “(Buhari, İlim 49).

Bu yazı 1880 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar