ALLAHIN EMANETİ OLARAK ÇOCUK VE ÇOCUĞUN DOKUNULMAZLIĞI
  • Reklam
Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

ALLAHIN EMANETİ OLARAK ÇOCUK VE ÇOCUĞUN DOKUNULMAZLIĞI

15 Kasım 2019 - 07:20

SELCEM TAN - İL VAİZİ

Çocuk, Allah’ın insan gönlüne sevgisini nakşettiği bir varlıktır. İnsan, bu küçük ve sevimli varlığa kimi zaman emanet gözüyle bakıp, gereklerini yerine getirerek imtihanı kazanırken, kimi zaman da sevgi ve şefkatte ölçüsüz davranarak bir tutku haline getirdiği duygularının esiri olup kaybedenler çizgisinde yer alabilir. Rabbimiz: “Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise Rabbinin katında sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır” (Kehf, 18/46) buyurmaktadır

 Anne ve baba olmak sadece çocuklarımızın maddi ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Sevgi, ilgi ve şefkat göstermek de ebeveynin sorumlulukları arasındadır. Emanet bilinci ve sorumluluk duygusu, kendi hak ve menfaatlerini korumak kadar karşısındakinin haklarını da gözetmeyi gerektirir. Hele de bu hakkını koruyamayacak kadar güçsüz bir çocuksa bu daha önemlidir. Allah Resulü (s.a.s),kendisini ibadete adayarak ailesini ihmal eden Abdullah b. Amr  b. el-As’ı ”çocuğunun senin üzerinde  hakkı var” diyerek uyarır. Hakları görmezden gelinerek ezilen çocuk, güveni, adaleti ve hak ettiğine kavuşmanın mutluluğunu tadamayacaktır. Daha da vahim olanı kendinden zayıf olanları ezmeyi öğrenecek, sorumsuz ve özgüveni eksik birey haline gelecektir. Her çocuk anne karnından itibaren çeşitli haklarla dünyaya gelir. O hakları şöyle sıralayabiliriz: Var olma ve kabul görme, anne babasını tanıma ve onlarla yaşama hakkı, saygı görme hakkı, isim Hakkı, beslenme ve barınma hakkı, sevgi ve şefkat görme hakkı, tehlikelerden koruma hakkı, eğitim görme hakkı, sosyal hayata katılma hakkı…

Çocuk, anne ve babanın hayatına beklenmedik zamanda ve istenmedik bir şekilde girebilir. Ancak şartların olumsuzluğu, istenmeyen cinsiyette olması veya sakat doğması çocuğa bedel olarak ödettirilmemelidir. Ebeveyn yeni bir canın dünyaya gelmesini reddetme hakkına sahip değildir. “Fakirlik korkusuyla çocuklarınızın canına kıymayın! Biz onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır” (İsra, 17/31)

Anne ve baba toplumsal baskı veya herhangi bir nedenle evlatlarını reddetmemelidir. Ayrılan ebeveynler çocuklarını, öfkenin bir parçası haline getirmemelidirler. Çocuk anne veya babasından zorla koparılıp götürülmemelidir. Bu tür zorlamalara kalkışanlar Yüce Nebinin “Anne ile evladının arasını ayıranın, Allah da kıyamet günü sevdikleriyle arasını ayırır” (Tirmizi, Büyü,52;Darimi, Siyer,39 ) uyarısını iyi düşünmelidir.

Dünyaya gelen o minicik yürekler korunmaya muhtaçtır. Mürebbi anne ve babanın himayesinde eğitilmeye ve hayata hazırlanmaya ihtiyacı vardır. Sevilmeye, değer verilmeye, saygı duyulmaya, ilgilenilmeye ihtiyaçları vardır. Anne ve baba olarak bu güzel ve ağır emanetin gereklerini yapabilmek için Allah Resulünün örnekliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. O çocuklara selam verir, oyun oynar, ağzına suyu alıp püskürterek çocuklarla şakalaşır, çocukları dinler, okşar, öper, yani “ben seni önemsiyorum”, “ benim için önemlisin” mesajını çocuklara her haliyle iletirdi.

Çocuğunu maddi ve manevi her türlü tehlikeye karşı korumak anne babanın en önemli görevleri arasındadır. Çocuğa adaletsizce davranılması, hakaret edilmesi, şiddet uygulanması yanlış olduğu gibi diğer yandan çocuğunun her söylediğinin emir telakki edilmesi, yanlışlarının görmezden gelinmesi de nebevi eğitimin içselleştirilemediğinin bir göstergesidir.

          Çocuklar bizim en değerli hazinemizdir. Geleceğe yön verecek olan onlardır. Ahlaklı, inançlı, sevgi dolu çocuklar; sevgiyi, saygıyı, inancı ayakta tutabilen bir ailenin içerisinde var olabilir. Kuran ve sünnet çizgisinde yetiştirdiğimiz çocuklarımız bu dünyada yar, ahirette ise cennete girmeye vesile olacak yaran olacaktır.

Bu yazı 4660 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar