CANA CAN OLMAK
  • Reklam
Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

CANA CAN OLMAK

01 Kasım 2019 - 07:35

MAHMUT AY - KORGUN İLÇE MÜFTÜSÜ

 

İnsan yaratılışı ve üzerine yüklenmiş olduğu sorumluluğu itibariyle yaratılmışların en değerlisi ve şereflisidir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “Biz gerçekten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık.” (İsra, 17/70); “And olsun ki biz insanı en güzel biçimde yarattık…” (Tin, 95/4) buyurmak suretiyle bu gerçeği bizlere haber vermektedir. İnsan kendisine verilen bu değerin farkında olarak sağlığını korumalı, sağlığını bozacak her türlü etkenden uzak durmalı, bedenin kendisine verilmiş bir emanet olduğu bilinciyle Allah’ın rızasına uygun bir ömür yaşama gayreti içinde olmalıdır.

 

İnsan bedeni, yaşarken değerli olduğu gibi, öldükten sonra da mükerremdir. İnsan bedeni kısmen ya da tamamen bir bedel karşılında alınıp satılamaz. Bu itibarla, normal durumlarda ölü ve diri kimselerden alınan parça ve organlardan faydalanılması, insanın saygınlık ve kerametine aykırı olduğu için, caiz görülmemiştir. Ancak zaruret durumunda, zaruretin mahiyet ve miktarına göre bu hüküm değişmektedir.

 

Doğuştan insana sağlam olarak verilen kalp, böbrek, akciğer ve karaciğer gibi organlar, pek çok sebep yüzünden sağlığını yitirebilmekte ve fonksiyonunu kaybedebilme tehlikesiyle karşı karşıya gelmektedir. İnsan hayatı için önem taşıyan bir organın kaybedilmesi veya fonksiyonunu yapamaz hale gelmesi, insan yaşamını tehdit etmektedir. Bu gün yüzbinlerce hasta ümidini kalp veya böbrek veya karaciğer nakline bağlamış, büyük sıkıntılar içinde kıvranarak organ nakli beklemektedirler. Organ nakli onların hayatlarını devam ettirebilmeleri için ümit bağladıkları tek çare olmuştur. Bu nedenle; organ nakli, günümüzde diğer toplumlarda olduğu gibi Müslümanlar arasında da sıkça ihtiyaç duyulan bir tedavi yöntemi olarak giderek yaygınlık kazanmıştır.

 

20. yüzyılda insanlığın gündemine gelen organ nakliyle tedavi hakkında Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde açık bir hüküm bulunmamaktadır. İlk dönem İslam fıkıhçıları kendi devirlerinde böyle bir mesele söz konusu olmadığı için, bu bağışın hükmüne temas etmemişlerdir. Ancak dinimizde, Kitap ve Sünnetin delaletlerinden çıkarılmış genel hükümler ve kaideler de vardır. Kitap ve Sünnette açık hükmü bulunmayan yeni meselelerin hükümleri, fakihler tarafından bu genel kaideler ile hükmü bilinen benzer meselelere kıyas edilerek tahriç yoluyla çıkarılmıştır. İslam alimleri diriden diriye veya ölüden diriye organ nakli konusunu ulusal ve uluslar arası dini platformlarda, fıkıh kurullarında ele almış ve İslam hukukunun genel prensipleri ışığında belirli şartlara bağlı kalarak organ naklinin caiz olduğuna fetvalar vermişlerdir.

 

Organ ve doku nakli konusunda bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hukukî düzenlemeler yapılmış, nakil işlemleri birtakım şartlara bağlanmıştır. Konu dini boyutuyla da Diyanet İşleri Başkanlığının gündemine gelmiş ve Din İşleri Yüksek Kurulunda, 19.01.1968 tarih ve 3 sayılı bir kararla, "Kan ve Kalp Nakli"nin cevazına, 03.03.1980 tarih ve 396 sayılı ve 13 nolu karar ile de, "Ölüden Organ ve Doku Nakli"nin caiz olduğuna fetva verilmiştir.

 

Buna göre organ veya doku nakli, organ ya da dokunun işlevini yapamaması ve mevcut tedavi metotlarından hiçbirinin hastalığına çare olmaması gibi zaruret durumunda dinen meşru görülmüştür. Öncelikle Organ alınan kimse (donör)  bundan bir zarar görmemelidir. Nakil kadavradan yapılacak ise tıbben ölüm gerçekleşmeden yapılmamalıdır. Tıbbî ölüm hali, hekimler kurulu tarafından bilimsel kural ve yöntemlerle oy birliği ile tespit edilmelidir. Organ ya da dokusunu bağışlayacak olan kimsenin ölmeden önce muvafakati olmalı veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının alınması gerekir. Organ nakli karşılık beklemeden yapılmalı, organlarını ücret karşılığı satmamalıdır, zira bu insan onur ve şerefini düşürmek olacağından caiz değildir. Ayrıca tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir. Yapılacak işlemler Devlet kontrolü altında yapılmalıdır.

 

Unutulmamalıdır ki organ bağışlamak, karşılık beklemeden ihtiyacı olan bir insana canından can vermek fedakârlıkların en büyüğüdür. Umarız ki Allah katında bu iyiliğin ecri de büyük olacaktır. Yüce Allah bizlere sağlık nimetinin kıymetini bilmeyi nasip etsin! Organ nakli bekleyen hastalarımıza ve bütün hastalarımıza acil şifalar versin.                                                                           

Bu yazı 4704 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar