ÖRNEK ÖĞRETMEN HZ. PEYGAMBER
  • Reklam
Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

ÖRNEK ÖĞRETMEN HZ. PEYGAMBER

23 Kasım 2019 - 09:03

Ömer Faruk KIVRAK - Yapraklı İlçe Müftüsü

İnsanlığın hayat rehberi olan Kur’an ilk inen beş ayetinde insanoğluna, yaratan Rabbinin adıyla kâinatı ve tüm varlığı okumasını emretmiş; Yüce Allah’ın insana kalemle yazmayı ve bilmediklerini öğrettiğini ifade etmiştir.   Kur’an-ı Kerim’de daha sonra inen ayetlerde de öğrenme konusu üzerinde çokça durularak; Allah-u Teâlâ’nın insana Kur’an’ı öğrettiği (Rahman, 55/2) ve ilk insan ve ilk Peygamber olan Hz. Âdem’e eşyanın isimlerini öğrettiği (Bakara,2/31 ) ifade edilmiştir. Kalem suresinde ise bizzat kaleme ve onunla yapılan yazma eylemine yemin edilmektedir. (Kalem, 68/1-2)

Okuma, yazma ve öğrenme eylemleri insanlığın varoluşundan bu yana ilerleme için ihtiyaç duyduğu en önemli faaliyet olarak karşımıza çıkmaktadır ki bütün ilahi dinlerin ortak adı olan İslam, örneklerde görüldüğü gibi bu eylemler için bizleri teşvik etmektedir.

Peygamberlik silsilesinin son halkası olan Hz. Muhammed (s.a.s) tıpkı diğer peygamberler gibi insanlık için bir rehber ve öğretmendir. İnsanlık ondan öncelikle kâinatın yegâne yaratıcısı olan Yüce Allah’ı, O’nun zatını ve esmasını öğrenmiştir. Bu, insanoğlu için şu karanlık dünya zindanını aydınlatan, onu sonsuz yokluğun pençesinden kurtarıp hayatını bütünüyle aydınlatan en önemli bilgi olmuştur. Sonrasında da O’ndan Hz. Peygamber (s.a.s) yaratılış gayesine uygun şekilde yaşayarak hem dünyada hem de ahirette mutlu olmasını sağlayacak şeyleri öğrenmiştir.

Örnek bir öğretmen olarak Hz. Peygamber’in (s.a.s) öğretim tarzına baktığımızda en ideal yöntemleri kullandığını görmekteyiz. Onu bir muallim olarak güçlü kılan şey öğrettiği şeylerin zaten kendisinde bulunuyor olmasıydı. Namaz kılmayı insanlara öğretmiş iken, sabahlara kadar namaz kılmasından ve “namaz gözümün nuru kılındı” (İbn Hanbel, I, 128, 199; Nesai, İşretü’n-Nisa, 1) şeklindeki hadisinden namaza ne denli düşkün olduğunu anlıyoruz.

 Faizi yasaklarken önce kendi yakınlarının faiz alacaklarını kaldırdığını, kan davasını kaldırırken de yine önce kendi akrabalarında mevcut olan kan davasını kaldırdığını görüyoruz.  Kadınlara iyi davranmayı insanlık ondan öğrenmiş iken de, kendi aile hayatında eşlerine el bile kaldırmadığını onlara en iyi şekilde muamelede bulunduğunu öğreniyor ve bizzat “ben kadınlarına en iyi davrananınızım” (Tirmizi, Menakıb, 63) buyurarak kendi durumunu böylece dile getirdiğini görüyoruz. 

“Çocuklarınıza ikramda bulunun ve terbiyelerini güzel yapın!” Müslim, Eşribe, 27) “Kimin bir çocuğu varsa onunla şakalaşsın” ifadeleriyle çocuklara nasıl davranılması gerektiğini öğreten Hz Peygamber (s.a.s.) hakkında, O’nun hizmetinde bulunan Hz. Enes’in dilinden Hz. Peygamber’in ona bir kez bile “bunu niçin yapmadın?” (Müslim, Fedail, 51;Buhari, Edep, 39) diye hesap sormadığını öğreniyoruz.  

Hayvanlara iyi muamelede bulunmayı öğretirken kuşu ölen bir çocuğu teselli ettiğini, yumurtaları alınmış bir kuşun çığlıklarını fark edince geri iade edilmesini emrettiğini, Mekke’yi fethetmek üzere ordusuyla birlikte sefere çıktığı esnada yavrularını emziren bir köpeği rahatsız etmemek için yanı başlarına bir sahabeyi görevlendirdiğini öğreniyoruz.

Hz. Peygamber’in konuşurken tane tane konuştuğunu, konuşmasını hiçbir zaman insanları yoracak kadar uzatmadığını, sözlerini anlaşılması için üç kez tekrarladığını, insanlara bilgi seviyelerine uygun şekilde hitap ettiğini öğreniyor ve tüm bunlarla Hz. Peygamber’in gönderilmiş olduğu cahiliye Arap toplumunu bu kadar kısa bir süre içerisinde nasıl ıslah ettiğini ve sonraki nesillere İslam öğretilerini aktaracak bir ümmete dönüştürebildiğini daha net bir şekilde anlıyoruz. Allah-u Teâla bizlere onun yolundan yürüyebilmeyi ve şefaatine nail olabilmeyi nasip eylesin. 

Bu yazı 1300 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar