TÜKETİM AHLAKI
  • Reklam
Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

Çankırı İl Müftülüğü Haftanın Makalesi

TÜKETİM AHLAKI

26 Nisan 2019 - 07:53

ALİ ÜNAL - ORTA İLÇE MÜFTÜSÜ

İnsanoğlu yaşadığı sürece üretim ve tüketim var olacaktır. Üretim ve tüketim dengesi ve kuralları dini, hukuki, ahlaki ve örfi yönden belirlenmiştir. Söz konusu ilahi emir ve kurallara uyulmadığı takdirde gelir dağılımındaki dengesizlikler ve aşırılıklar, bir kısım toplumsal, ailevi ve ekonomik sıkıntılara neden olur. Bu bağlamda tüketirken tükenmek de söz konusudur. Tüketimdeki her türlü aşırılık ve israf geleceğimizi tehlikeye atmaktadır.

 İsraf, her alanda dinin ve aklın belirlediği sınırların dışına çıkmak, ölçüsüz ve hesapsız bir hayat sürmektir. Yüce Allah: “Göğü O yükseltti, denge ve ölçüyü O koydu ki dengeden sapmayasınız.” (Rahman, 55/7-8) Her türlü aşırılık ve dengesizlik, aslında dünya ve ahretimizi karartmaktadır. Buna ifrat ve tefrit de denebilir. Yüce Rabbimiz biz insanoğlundan orta yol üzere yaşamamızı istemektedir: “Rahmanın iyi kulları, harcamalarında ne saçıp savururlar, ne de eli sıkı (cimri) davranırlar. Bu ikisinin arasında dengeli bir yol takip eder ve cömertlik yolunu seçerler.” ( Furkan, 25/67 )

Sahip olduğumuz bütün nimet ve imkânlar Allah’ın kullarına ikramı ve emanetidir.  Bu emanetler hiçbir zaman kötüye kullanılamaz. Saymakla bitiremeyeceğimiz Allah’ın bütün nimetlerinden hesaba çekileceğimize dair Rabbimiz Allah: “O gün size verilen bütün nimetlerden hesaba çekileceksiniz” buyurmaktadır. (Tekasür, 102/8)  Hz. Peygamber (a.s) ise “Her insan kıyamet gününde ömrünü, gençliğini nerede ve nasıl geçirdin, malını nereden kazandın nerede harcadın, ilmin ile amel ettin mi? Sorularına muhatap olacaktır” buyurmaktadır. ( Tirmizi, Sıfatü’l Kıyame, 1)

Eşref-i mahlûk olan insanoğlunun dizginlenemeyen hırs, tamahkârlık ve aç gözlülüğünden dolayı evrenin ve yaşadığımız dünyanın dengesi bozuldu. Bir kısım insanlar obez olurken, bir kısmı da özellikle savaş mağduru masum çocuklar açlıktan veya çeşitli hastalıklardan ölmektedir. Ülkemizde aşağı-yukarı günlük altı milyon ekmeğin çöpe gitmesi, gösteriş, özenti ve tüketim çılgınlığı gibi hastalıklar birey, aile ve toplumda çözümü güç sorunlara neden olmaktadır.

İnsanoğlu aslında her türlü araç, gereç ve eşyanın efendisi olması gerekirken, ne yazık ki günümüzde insan araç ve eşyanın kölesi haline getirildi. İnsani ilişkilerin yerini, çıkar ilişkileri aldı. İnsani değer ve erdemler tüketim çılgınlığına kurban edildi. Dini ve ahlaki değerler zedelendi. Açgözlülük, tamahkârlık, cimrilik, bencillik tavan yaptı. Bu durumdan en fazla çocuklar ve gençler olumsuz etkilendi. Bunun sonucunda kâinat, yaşadığımız tabiat ve gönül dünyamız kirletildi. Yeryüzünde eşref-i mahluk olan insanoğlu arzularının esiri, şeytanın maskarası, nefsin oyuncağı haline getirildi. Bu nedenle her bir Müslüman hiçbir bahane arkasına sığınmadan kendisini muhasebeye tabii tutmak zorundadır. Ülkemizde ve etrafımızda yaşanan acılara ve sıkıntılara bir kulak verme ve dünya ve ahiret dengesini çok iyi kurma zamanıdır. Bu itibarla her türlü aşırılıktan, zulümden, haksızlıktan, haramlardan, saçıp savurmaktan “Elhamdülillah Müslümanım” diyen her insan uzak kalmak zorundadır. Zira Yüce Rabbimiz uyarmaktadır:  “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Şüphesiz ki Allah israf edenleri sevmez.” (A’raf, 7 /3)

Tüketim ahlakını, geçmişte olduğu gibi günümüzde de tekrar tesis edelim. Tüketimdeki her türlü savurganlığın sebeplerini ortadan kaldırarak insani, dini ve ahlaki değerleri yeniden ikame edelim. Bunun için bireyler olarak her nimetin zerresine kadar hesabını vereceğimize dair inancımızı kaybetmemekle birlikte, infak kültürümüzü canlandıralım. Ayrıca her alanda işlerin ehline verilmesi, istişare, adalet, merhamet, hak-hukuk ve kanaatkârlık üzere bir yaşam için ele ele verelim.

Bu yazı 5875 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar