DİN İSTİSMARI VE NEDENLERİ
  • Reklam
Hüseyin YAZICI  İl Vaizi

Hüseyin YAZICI İl Vaizi

DİN İSTİSMARI VE NEDENLERİ

27 Kasım 2020 - 07:38

Din, insanlar üzerinde en etkili olan kurumlardan biridir. İnsanın dine olan ihtiyacı, dinin insan ve toplumlar üzerindeki etkisi, din ve dinî müesseselerin güven vermesi tarih boyunca suiistimal edilmiştir.

         Se-me-ra kökünden gelen istismar, “bir şeyin ürününü devşirmek ve üründen istifade etmek” demektir. Bu olumlu anlam, Türkçede “suiistimal etmek, sömürmek” olumsuz anlamıyla yaygınlaşmıştır. Din istismarı, dine dair kavramlar ve değerler ile insanları aldatarak çıkar ve menfaat elde etmek için dini kullanmak demektir.

         Araf suresi 175 ve 176.  ayeti kerimelerde Rabbimiz isim belirtmeden inancını, değerlerini dünya karşılığı satan bir insan tipinden haber verir. Tefsirlere göre bu kişi Bel’am b. Bâûrâ’dır. Bel’am, başlangıçta sâlih bir kul iken, verilen hediyeler karşılığında Hz. Musa’ya karşı çıkmış İsrâiloğullarını tuzağa düşürmüştür. (bkz. Kur’an Yolu, 2/628)

         Rabbimiz Yahudilerin dini nasıl istismar ettiklerini ayeti kerimede şöyle bildirmiştir: “…Oysa onlardan bir zümre, Allah’ın kelâmını işitirler; sonra o kelâmı iyice anlamış olmalarına rağmen yine de bile bile onu tahrif ederlerdi” (Bakara, 2/75). Yahudiler kutsal kitapları Tevrat’ı ekleme ve çıkarma yapma, yanlış anlam verme, hakkı gizleme, hakkı batılla karıştırma, insanların delillere ulaşmasına engel olma, Tevrat’ta yazılı bilgilerin insanlardan gizlenmesi gibi yöntemlerle dini, menfaatlerine göre kullanmışlardı (bkz. Komisyon, Ku’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsiri, Ankara 2006,  I, 146).

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Medine’ye hicretinden sonra tarihe münafıklar olarak ismi kaydedilen bir grup oluştu. Münafıklar,  inanmadığı halde kendisini mümin gösteren kimselerdi. Müslümanlarla beraber şeklen ibadet ediyor, inanmış gibi görünüyor, hakikatte ise inanmıyorlardı. Bu grup fitne ve fesat hareketlerine öncülük yapmış, müslümanların zihinlerini karıştırmak için fırsat kollamış, zaman zaman Müslümanları zor durumda bırakmışlardı. Münafıklar, İslam tarihinin ilk din istismarcılarındandır. Münafıkların öncüsü Abdullah b. Übey b. Selul olup, hicretten önce Medine’nin kralı olmak üzereyken, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Medine’ye gelişi ile bunu gerçekleştirememiş, Müslümanların sayısı çoğaldığı için kendilerini gizlemişler, müslüman gibi gözükmüşlerdir. Münafıklar Kubâ Mescidi’nin karşısına Mescid-i Nebevi’ye alternatif olarak, bir mescit inşa etmişlerdi. Tevbe suresi 107-110. ayetlerin inmesiyle maksatları anlaşılmış, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu fitne ve ihanet yuvasını yıktırmıştır.

Tarihte ve günümüzde dini kendi menfaat ve çıkarı için kullanmaya çalışan şahıs veya örgütler olmuştur. Dini istismar eden bu tür yapıların bazı ortak noktalarının olduğu görülecektir. Bunlar dini;

  1. Dünyevi maksatlar, makam, şöhret elde etme,
  2. Sahip olduğu makamını, servetini kaybetme endişesi,
  3. Samimiyetsizlik, niyetin halis olmaması,
  4. Sahih dini bilginin doğru metotlarla öğrenilmemesi ve öğretilmemesi,
  5. Mezhep, fırka ve görüşünü savunmak maksadıyla vb. nedenlerle din istismarı yapmışlar ve yapmaktadırlar.

Dini istismar edenler din ve dînî değerler üzerinden dünyevi kazanç, şöhret sağlamak, güç elde etmek istemişler; dini kendi arzu ve çıkarları doğrultusunda kullanmak için ayet ve hadisleri heva ve hevesleri doğrultusunda yorumlayarak rüya, sır, gizem,  lidere kayıtsız itaat, mehdi-mesih gibi beklenen kurtarıcı inancı ile masum kitleleri etkilemişler, toplumda ayrılık ve fitne tohumları ekmişlerdir. Tefrika ve gruplaşmalar neticesinde Müslümanların birliği ve ümmet bilinci yara almış, bu durum en çok İslam düşmanlarının işine yaramış, en büyük zararı da İslam dini görmüştür.

Bilinmelidir ki din, insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamayı amaçlayan ilâhî kanundur. Dinimizi Kur’an ve sünnet eksenli öğrenmemiz, batıl fikir ve inançlardan sakınarak, aklımızı ve irademizi kullanmamız gerekir. Geçmişte yaşananlardan ders alınmalı, dinimizi, değerlerimizi istismar eden, dini kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmak isteyenlere fırsat verilmemelidir.

 

Bu yazı 17977 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar