TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI
  • Reklam
Hüseyin YAZICI  İl Vaizi

Hüseyin YAZICI İl Vaizi

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI

30 Ocak 2020 - 11:13

Yaşadığımız asırda teknoloji ve bilim çok hızlı gelişmekte ve insanlarda aynı hızla bu teknolojiye sahip olmaya, ulaşmaya çalışmaktadır. Ulaşım, sağlık, eğitim, enerji, iletişim vb. alanlarda teknolojinin getirdiği pek çok yenilik hayatımıza girmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte teknolojiyi amacı doğrultusunda kullanmada bir takım bireysel ve toplumsal sorunlar yaşadığımız gerçektir. Yakın zamana kadar bağımlılık denildiğinde aklımıza madde ve alkol bağımlılığı gelirken günümüzde teknoloji bağımlılığı da bu sınıflandırmaya dâhil olmuştur. Diğer bağımlılıklar ne kadar korkutucu ise teknoloji bağımlılığı da o kadar endişe vericidir. Zira bağımlılık, kişinin kullandığı nesne, yaptığı eylem üzerindeki kontrolü kaybetmesi, onsuz bir yaşam sürdürememesidir. Bağımlı, zaruri ihtiyaçları dışında bütün vaktini ve enerjisini bağımlı olduğu maddeye veya eyleme harcar.

Son yıllarda televizyon, bilgisayar, tablet, akıllı telefon, internet, sosyal medya hayatımızın ayrılmaz birer parçası oldu. Bu teknolojik vasıtalar iletişim, bilgi ve eğitim için kullanılmakla birlikte oyun ve eğlence için de kullanılır olmuştur. Toplumumuzda çocuklar başta olmak üzere her yaş grubundan kişi, interneti ve sosyal medyayı bağımlılık derecesinde kullanır duruma geldi. İnternette çocuklar daha çok oyun oynayarak, diğer yaş grupları ise oyun ve sosyal ağlarda zamanlarını geçirmektedir.

Bağımlılığın Belirtileri:          

          Her fırsatta bağlanma, kullanma isteği duymak, harcanan vaktin giderek artması,

Teknoloji araçlarını kullanmadığı veya bağlanamadığında huzursuzluk, uykusuzluk, iştahsızlık, öfke gibi belirtilerin ortaya çıkması,

Zamanının büyük çoğunluğunu bu araçlarla geçirmesi, diğer şeylere ilgisiz kalması,

İş, okul ve aile hayatını aksatacak hatta kişisel bakımını bile unutturacak biçimde kişisel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirememesi. (Bkz. Mehmet Dinç, Teknolojiyi Bilinçli Kullanıyorum, DİB, 2014 Ankara, s. 11-13)

          İnternet, bilgisayar, akıllı telefon ve sosyal medya bağımlılığı hem beden hem ruh sağlımızı olumsuz etkilemektedir. İlerleyen zamanla bu vasıtaları aşırı ve bilinçsiz kullanma neticesinde ortopedik, nörolojik ve psikolojik pek çok hastalık ortaya çıkması muhtemeldir. Meseleye dini yönden baktığımızda bedenimiz, organlarımız bize emanettir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) çok ibadet edip bazı sorumluluklarını ihmal eden Abdullah b. Amr’ı: “Bedeninin senin üzerinde hakkı vardır; gözünün senin üzerinde hakkı vardır, eşinin senin üzerinde hakkı vardır…” (Buhari, Savm, 55; Müslim, Sıyam, 192; İbn Hanbel, XI, 426, 448) sözüyle uyarmıştır.

          İslâm âlimleri dinin gayesinin “beş unsuru” korumak olduğunda ittifak etmişlerdir: Can, mal, akıl, ırz ve inanç. Bu beş unsur, yeryüzünün mükerrem varlığı olarak dünyaya gelen her insan için hürmete layık yani “dokunulmaz” olan değerlerdir. Herhangi bir şahıs, varlık, nesne, madde, fikir ya da oluşum insanın bu beş temel değerini kayba uğratıyor ve zarara sokuyorsa din orada devreye girerek insanı korur ve ona hem korunmasını hem de çevresindekileri korumasını emreder. (Huriye Martı, Dinî ve Ahlâkî Boyutlarıyla Teknoloji Bağımlılığı, Diyanet İlmî Dergi, 54 (2018), 110)

Teknoloji bağımlılığı her yaşta insanda görülebilmektedir. Teknoloji karşısında en çok dikkat edilmesi, korunması gereken yaş grubu çocuk ve ergenlerdir. Çocuklar ve ergenler, zamanının çoğunu oyun konsolları, internet, cep telefonu, tablet karşısında sanal bir âlemde geçirebilmektedir. Şiddet, saldırganlık ve gayri ahlaki içerikli oyunlar ve görseller hususunda anne babalar bilinçli olmalı, çocuklarını yönlendirmeli, alternatif seçenekler sunmalıdır.

Çocuklar, teknolojik aletlere ne kadar zaman ayıracaklarını, onları hangi yaşta ne için kullanacaklarını ve kullanım alanlarını gizleyip gizlemeyeceklerini anne babalarından ya da onların tepkilerinden öğrenirler. Annesi gün boyunca televizyon izleyen, babası gece boyunca internetin başından kalkmayan bir çocuğun sağlıklı bir alışkanlık geliştirmesi zordur. Cep telefonunun çocuklar için üretilmiş bir oyuncak olmadığından, televizyona hangi mesafede oturacağına kadar her türlü detay hakkında çocuğunu eğitmesi anne babadan beklenir. (Dinç, s. 27) Peygamber Efendimiz (s.a.s.):“Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır.” (Tirmizî, Birr ve sıla, 33) buyurmuştu.

Teknoloji Bağımlılığına Karşı Öneriler:

Bilgisayar ve interneti alırken, kullanırken koruma programlarını da yüklemek, özellikle anne babaların internetin dilini ve içeriğini bilmesi gerekir.

Gerçek hayattaki yanlışların, günahların ve suçların internette de yanlış, günah ve suç olduğu unutulmamalıdır. Çocuklarımıza ve gençlerimize bu bilinç kazandırılmalıdır.

Çocuklar internette veya oyun oynarken mutlaka zaman sınırlaması olmalıdır. Yetişkinlerde kendilerini bu hususta kontrol etmelidir. İrade eğitimi ve zaman bilinci konularında anne-baba, çocuklar çalışma yapmalıdır. İradesi zayıf bir insanın hayatta başarılı olmayacağı gerçeği unutulmamalıdır.

Evde alternatif oluşturulmalı, ailece beraber zaman geçirilmelidir. Anne babalar çocuklarını dinlemeye, onlarla vakit geçirmeye zaman ayırmalıdır Çocuklar uygun spor, sanat gibi alanlara yönlendirilmelidir.

Bu yazı 677 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar