"Tarihi Cezaevi"
  • Reklam
İrfan Hoşafcıoğlu

İrfan Hoşafcıoğlu

"Tarihi Cezaevi"

17 Ocak 2019 - 07:26

Şair – Yazar Nazım Hikmet’in 117. doğum yıldönümü kutlamalarının yazılı,  görsel ve sosyal medyada yer alması yıkılan tarihi cezaevini hatırlattı.

            “Ne alakası var?” diyenlere,  Hikmet’in Kemal Tahir ve Hikmet Kıvılcımlı ile birlikte geldiği Çankırı Cezaevinde, 1940 Şubat ortasından 5 Aralık 1940'a kadar kaldığını, sağlık sorunları nedeniyle Bursa Cezaevi'ne nakledildiğini hatırlatalım.

              1980’li yıllarda Karatekin Parkı olarak hizmet veren alandaki cezaevinde kalan mahkûmlar tamamlanan Çankırı E Tipi kapalı Cezaevine nakledilir.

            “Şehrin göbeğinde cezaevi mi olur?” diye tutturan Çankırı halkının etkisinde kalan Belediye buraya park yapmak için kolları sıvar.  Mevsim kıştır. Yıkım için baharı beklerken, ihale işlemleri de zaman alacaktır. Bu arada idareyi Yüksek Anıtlar Kurulu’nun yıkımı durdurma korkusu sarar. Kış ortasında çatısı karla kaplı cezaevinin yıkımına itfaiye erleri tarafından yıldırım hızı ile başlanır.  Yıkım tamamlanmıştır.

              O yılları kendi içinde değerlendirmek gerekir.

             Tarihi dokuya bu günkü düzeyde değer verilmediği, ağır cezai hükümlerin uygulanmadığı, beklide siyasi gücün etkisi ile yıkımı engellenemeyen cezaevinin değeri daha sonra anlaşıldı. Ancak vakit çok geçti.  Tarihi cezaevinin yerinde artık yeller esmiyor ama parkında dinleniliyor, etkinlikler düzenleniyor.

              Engellemem mümkün değildi ama yıkıma “DUR! “demek için iki satır yazmadığıma hep üzülürüm.

             Cezaevinin yıkılmaması için öncelik taşıyan tarihi değerini bir yana bırakın, o dönemde  “Nazım Hikmet burada kaldı” diye savunmak kırmızıçizgiydi.

 Yıllar sonra Çankırı Karatekin Üniversitesi bile Hikmet anısına 100. Yıl Kültür Merkezi’nde tören düzenledi, kimler ne methiyeler düzdü.

Nereden nereye…

Tarihi Cezaevi korunsaydı kötü mü olurdu!

Bu gün tarihi dokuya dünden daha fazla önem verildiği gerçek.

 Müze, Taş Mescit, İmaret vb sayabiliriz.

Evet ama yetmez!..

 El atılmayı bekleyen eserleri burada saymıyorum.

Dün yaptığımız hatalardan bu gün pişmanlık duyuyorsak, hataları tekrarlamamak için kılı kırk yarmamız, kararları sorgulamamız gerekiyor.

 Çankırı bizim…

Bu yazı 9253 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar