Bugun...


M. Niyazi Yılmaz


facebook-paylas







Yaşlılığa dair ne varsa?...
Tarih: 03-10-2017 08:52:00 Güncelleme: 03-10-2017 08:52:00


İnsanların  “yaşlı sağlığı” konusunda bilinçlendirilmesi, yaşlıların sağlık ve sosyal açıdan yaşam standartlarının yükseltilmesine dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler 1990 yılında aldığı bir kararla 1 Ekim tarihini Dünya Yaşlılar Günü ilan etmiştir.

Son yıllarda yaşlı nüfusunda meydana gelen artışlara paralel olarak, yaşlıların yaşadığı sağlık sorunlarında toplumun bilinçlendirilmesi ve yaşlılarımızın daha çok hatırlanması için ülkemizde de kutlanmaktadır.

Bu tür özel günlerde farkındalık oluşturulmaya çalışılmakla birlikte bir günde bunun başarılamayacağının biliyoruz.

İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yaşlıların da sayısı hızla artıyor.

Doğal olarak ta yaşlılara yönelik hizmet, program ve uygulamalar önem kazanıyor.

Aşağıda yer alan TÜİK verilerine göre; yaşlılar ilgili olarak yapılan araştırmalardan içinde Çankırı’ya ilişkin tespitlerin de yer aldığı ilginç sonuçlar çıkmış.

Dünya nüfusunun 2016 yılında %8,7’sini yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %31,3 ile Monako, %27,3 ile Japonya ve %21,8 ile Almanya oldu. Türkiye bu sıralamada 167 ülke arasında 66. sırada yer aldı.

Hayat tabloları, 2015 yılı sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78 yıl, erkekler için 75,3 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu. 

Ülkemizde 65 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 17,8 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,1 yıl, kadınlar için 19,4 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. 

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2012 yılında %11,1 iken bu oran 2016 yılında %12,3’e yükseldi.

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2016 yılında %18,1 ile Sinop oldu. Bu ili %16,5 ile Kastamonu ve %15,4 ile Çankırı izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,2 ile Şırnak oldu.

Bu ili %3,3 ile Hakkari ve %3,6 ile Van izledi.

Yaşlı nüfusun %0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2016 yılında 5 bin 232 oldu

Türkiye’de 100 yaşın üzerinde en fazla yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla 680 kişi ile İstanbul, 237 kişi ile Şanlıurfa ve 219 kişi ile Ankara iken en az yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla 2 kişi ile Ardahan, 4 kişi ile Bilecik ve 7 kişi ile Bayburt oldu.

Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı, 2011 yılında %29,2 iken 2015 yılında %21,9'a düştü.

Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, 2015 yılında yaşlı erkeklerin oranından 4 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı, 2015 yılında %32,6 iken yaşlı erkeklerin oranı ise %8,2 oldu. 

Eğitim durumuna göre yaşlı nüfus incelendiğinde, 2011 yılında yaşlı nüfusun %39,4’ü ilkokul mezunu, %4,1'i ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, %4,5’i lise veya dengi okul mezunu, %4,1’i yükseköğretim mezunu iken 2015 yılında ilkokul mezunu olanların oranı %43’e, ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu olanların oranı %5,2’ye, lise veya dengi okul mezunu olanların oranı %5,6’ya, yükseköğretim mezunu olanların oranı ise %5,4’e yükseldi. 

Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu gözlendi. Tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.

Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2016 yılında %1,1’inin hiç evlenmemiş, %83,3’ünün resmi nikahla evli, %2,9’unun boşanmış, %12,7’sinin eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun %2,4’ünün hiç evlenmemiş, %44’ünün resmi nikahla evli, %3,3’ünün boşanmış, %50,4’ünün ise eşi ölmüş olduğu görüldü.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2016 yılı sonuçlarına göre, toplam hanehalklarının %5,4’ünü, toplam tek kişilik hanehalklarının ise %36’sını tek kişilik yaşlı hanehalkları oluşturdu. Toplam hanehalklarının %22,5'inde ise en az bir yaşlı fert bulundu. Yalnız yaşayan yaşlı nüfusun %23,3'ünü erkekler, %76,7'sini ise kadınlar oluşturdu. 

Tek kişilik yaşlı hanehalklarının toplam hanehalkları içindeki oranının en yüksek olduğu il, 2016 yılında %11,1 ile Sinop oldu. Bu ili %10,7 ile Burdur, %10,4 ile Çankırı izledi. Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en düşük olduğu il ise %1,2 ile Hakkari oldu. Bu ili %1,8 ile Van, %1,9 ile Şırnak izledi. 

Gelir ve yaşam şartları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %60’ına göre hesaplanan yoksulluk oranı, 2011 yılında Türkiye geneli için %22,6 iken 2015 yılında %21,9 oldu. Bu oran, yaşlı nüfus için 2011 yılında %17 iken 2015 yılında %18,3'e yükseldi. 

Yaşlı nüfusun yoksulluğu cinsiyet bazında incelendiğinde, yoksul yaşlı erkek nüfus oranı 2011 yılında %15,9 iken bu oran 2015 yılında %17,8’e yükseldi. Yoksul yaşlı kadın nüfus oranı ise 2011 yılında %17,9 iken bu oran 2015 yılında %18,6’ya yükseldi.

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaşta işgücüne katılma oranı, 2015 yılında %51,3 iken yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı %11,9 olarak gerçekleşti. Yaşlı erkek nüfusta bu oran, %19,9 iken yaşlı kadın nüfusta %5,8 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının ise %2,4 olduğu görüldü.

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2015 yılında yaşlı nüfusun %72,8’inin tarım sektöründe, %20,4’ünün ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kayıtlarına göre, 2022 Sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun” gereğince, muhtaç olduğu tespit edilen yaşlılara yapılan ödemelerden faydalanan yaşlıların sayısı 2016 yılında 620 bin 19 kişi olup toplam yaşlı nüfus içindeki oranı %9,3 oldu. Yaşlı başına yapılan yıllık ortalama yardım tutarı ise 2 bin 548 TL oldu.

Ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2015 yılında ölen yaşlıların %46,3’ü dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti.

Bu hastalığı ikinci sırada %16,5 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise %13 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti. 

Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en önemli farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yaşlı kadınların oranının yaklaşık iki katı oldu. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı, %21,5 iken yaşlı kadınlarda bu oranın %11,6 olduğu görüldü.

Ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2011 yılında 6 bin 155 iken 2015 yılında 11 bin 997'ye yükseldi. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2011 yılında %2,9 iken bu oran 2015 yılında %4,3'e yükseldi.

Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyet bazında incelendiğinde, her iki cinsiyette de artış olduğu görüldü. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı, 2011 yılında erkeklerde %2,4, kadınlarda %3,4 iken bu oranlar 2015 yılında erkeklerde %3,5’e, kadınlarda ise %5,2’ye yükseldi.

Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre, 2016 yılında çocukları ile aynı evde yaşamayan yaşlı bireylerin, çocukları tarafından her zaman veya sıklıkla ziyaret edilme oranının %71,7, bazen ziyaret edilme oranının %20, nadiren ziyaret edilme ya da hiç ziyaret edilmeme oranının ise %8,3 olduğu görüldü.

Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre, 2016 yılında kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarında çocuklarının yanında yaşamak isteyen yaşlı bireylerin oranı %40,2, evde bakım hizmeti almak isteyenlerin oranı %38,6, huzurevine gitmek isteyenlerin oranı ise %7,7 olarak gerçekleşti. Fikri olmayan yaşlı bireylerin oranının ise %12,9 olduğu görüldü. 

Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre, 2016 yılında yaşlı bireylerin kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarında huzurevinde kalmayı istemelerinin en önemli nedeni %48,9 ile çocuklarına yük olmayı istememeleri oldu. İkinci en önemli neden %20,2 ile huzurevlerindeki imkanların daha rahat olması, üçüncü en önemli neden ise %11,2 ile çocuklarının kendileriyle birlikte yaşamayı istememeleri oldu.

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, yaşlı bireylerin 2016 yılında en önemli mutluluk kaynağı %64,2 ile aileleri oldu. İkinci sırada gelen mutluluk kaynağı ise %18,1 ile çocukları oldu. 

Burada yer alan veriler yaşlı ve yaşlılıkla ilgili olarak alınması gereken önlemler ve planlanması gereken hizmetler konusunda ciddi ipuçları veriyor.

 

XXX

 

Rahmetli arkadaşım, sevgili kardeşim gönüllerde baba İsmail olarak taht kurmuş Çankırı Sosyal Hizmetler İl Müdürü İsmail ÖZDEMİR yıllar önce Çankırı’ya Huzurevi yapılması için kurulan Dernekle birlikte olağanüstü mücadele vererek Ankara’yı kapı komşusu yapmıştı.

En küçük bir sorun çıktığında atlar SHÇEK Genel Müdürlüğü’ne gelir, sabırla anlatır ikna eder sorunu çözer ve dönerdi.

Ne zaman arasak sekreteri huzurevi inşaatında olduğunu söylerdi.

Bu işe kendisini o kadar kaptırmıştı ki Çankırı’ya Huzurevi yaptırmak onun en büyük rüyası olmuştu.

Her gelen misafirini mutlaka huzurevi inşaatına götürür ve gururla gezdirirdi.

Dönemin mülki amirleri ile bu konuda çok sert tartışmalar yaşandığının şahidiyim.

O zaman bazı hemşehrilerimizin “Baba İsmail boşuna uğraşıyor Çankırı’lı yaşlısını huzurevine vermez boş kalır” diye emeklerini küçüksediklerini hatırlıyorum.

Ama o; yıllar öncesinden bugünleri görmüştü.

Basiretli, ileriyi gören ve memleketini seven bir idareciydi çünkü.

Derdi koltukta kalmak değil hizmet üretmekti.

Çankırı’nın yaşlıları gurbete gitmesin, Çankırı’da hizmet görsün diyordu.

Görev başında geçirdiği beyin kanamasının ardından hayatını kaybettiğinde vefanın güzel bir örneği olarak yapımı için hayatını verdiği huzurevine adı verildi.

Boş kalır kimse gitmez denilen İsmail ÖZDEMİR Huzurevine girmek için şimdi yaşlılar sıra bekliyor.

Çünkü yukarıda yer verilen araştırma sonuçlarına göre yaşlı bireylerin kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarında huzurevinde kalmayı istemelerinin en önemli nedeni %48,9 ile çocuklarına yük olmayı istememeleri, ikinci en önemli neden %20,2 ile huzurevlerindeki imkanların daha rahat olması.

Memleketinden ayrılmak istemeyen, çoluğuna çocuğuna yük olmak istemeyen yaşlılarımız İsmail ÖZDEMİR ve birlikte uyum içinde çalıştıkları Dernek yöneticilerinin çabaları ile yapılan Huzurevinde insanca şartlarda hizmet alıyorlar.

Bundan güzel ne olabilir?..

Huzurevlerinin önemli bir ihtiyacı karşıladığı ve yaşlılara huzurlu bir ortam sunduğu gerçeğini ortada herhangi bir araştırma ve tespit yokken bile yıllar önce görüp Çankırı’ya huzurevini kazandıran sevgili kardeşim İsmail ÖZDEMİR’i bir kez daha rahmetle ve şükranla anıyorum.

 



Bu yazı 2038 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI