Bugun...


Tahsin ÖTGÜÇ (Bartın İl Müftü Yrd.)


facebook-paylas







AMELLER NİYETLERE GÖREDİR
Tarih: 07-08-2017 17:29:00 Güncelleme: 07-08-2017 17:29:00


Amellerin sıhhati, niyetlerin halis olmasına bağlıdır. Amel için niyet, binanın temeli gibidir. Temelleri sağlam olmayan bir binan, çökmeye mahkûm ise, halis bir niyet üzerine bina edilmeyen amel de makbul değildir. Bu bakımdan yapılacak tüm işlemlerde niyetin varlığı o denli önemlidir. Peygamberimiz (sav) efendimiz bir hadisinde “ameller niyetlere göredir” buyurmuşlardır. Riyazüssalihin. Ameller niyetlere göre şekillenir. Samimi olmayan bir niyetle söylenen her söz ve yapılan her iş, iyi netice veremez. İş yapıyor gözükülebilir, ancak birey ve topluma fayda sağlanmış olunmaz. Oysa zaman önemli bir nimettir. Zamanın boşuna harcanması israftır. İsraf ise haramdır.

Samimi bir niyete sahip olmayanların sözleri, yaptığı işler bereketli ve faydalı olmaz. Kişiler neyi, ne için yaptığını bilmediği halde bir şeyler ortaya koymaya çalışsa da sonuçta ne kendileri, ne de başkaları bundan yararlanmış olamaz. Genelde halis bir niyete sahip olmayanlar, gösteriş ve riyaya dayalı söylem ve eylemlerde bulunurlar. Sözlerini ve verdikleri vaatlerini yerine getirmeye çalışmazlar. Gününü kurtarmak ve başkalarının gözüne girmek için çalışırlar. Üretken değil, statik hayat sürdürmeyi tercih ederler. Bana dokunamayan yılanlar bin yaşasın felsefesini hayatlarıyla buluştururlar. Bu tip insanlar toplum nazarında değer yönünden bir gün gelir bitebilirler. Kendileri için beklenmeyen bir süreçte taraflarına verilen imkânlardan mahrum kalabilirler. Çünkü dünyada her şeyin bir sonu vardır.

            Yüce Allah kuranında “Ey müminler, yapmayacağınız şeyi (yaparım diye) söylersiniz. Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah indinde büyük günahtır” buyurmuştur. Saff, 2-3. Yapılmayacak bir şeyin söylenmesi, o işte niyetin olmadığını gösterir. Niyet duyguyu oluşturtur. Duyguya dayanmayan bir söylem riyadır. Yapılması istenmeyen bir işin yapacağım diye söz verilmesi, yalan konuşmaya girer ki, büyük günahlardandır. Bu olumsuz tablodan kurtulma adına Peygamberimiz (sav) efendimizin sünnetine uygun yaşantıya dönmek gerekir. Onun hayatında hayır ve bereket vardır. Huzur ve mutluluk vardır. Her mümin bireyin arzusu da yaşantısında huzur ve güvenin varlığıdır. Böyle bir hale kavuşmak için söylem ve eylemlerimizde sağlam niyete sahip olmaktır. Yaptığım bu işi neden yapıyorum? Bu sözü neden söylüyorum? Bu yazıyı niçin yazıyorum diye kendimize soru sorup cevap aramak, niyet kavramını ortaya çıkarır. Tüm ibadetlerin kabulü için niyet ne kadar önemli ise,  Amellerin kişiye ve topluma yarar sağlaması için de niyet o denli önemlidir.

            Yapılması istenilen her şeyin tabanında Allah rıza olması gerekir ki, niyet halis olsun. İyi niyete daya söylenilen sözler ve yapılan işler kalp de huzur oluşturur. Kişi mutlu ve güvenli olur. Çünkü Allahın rızasının olduğu yerde Allahın yardımı vardır. Böyle olunca da işler verimli yürür. Müslüman yaşantısıyla Allahın murakabesi altında olduğunun bilinci içinde olmalıdır. Niyetleri, söz ve davranışları Allahın bildiğinin idraki içinde yaşamalıdır.  Fani olan bu dünyayı kurtarma adına, gösterişe dayalı işler yaparak ahreti perişan etmeye değmez. Çünkü Bu dünyada hayat sınırlıdır. Ahiret ise ebedidir. Bu dünyada yapılan iyiliklerin, hayır ve hasenatın sayesinde ebedi âlem arzu edilen mekân olacaktır. Bundan dolayı dünyayı ve ahireti mamur etme adına, amellerimizi iyi niyet üzerine bina edelim. Yapacaklarımız az da olsa birey ve toplumun yararına ise, gök kubbede hoş seda bırakmasına vesile olur inşallah. Bu dünyada her kes niyetine göre yaptığı işlerin karşılığını alır. Karşılık Allahın verece ecirdir. Mükâfat almak için niyetlerin sağlam olması gerekir. Bunun için gösterişten, desiseden ve yalandan kaçınmak lazım gelir. 



Bu yazı 3377 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI