Bugun...


Tahsin ÖTGÜÇ (Bartın İl Müftü Yrd.)


facebook-paylas







PEYGAMBERE İTAAT ALLAH’A İTAATTIR
Tarih: 14-11-2017 07:56:00 Güncelleme: 14-11-2017 07:56:00


Allah kendisine kulluk etmek üzere yoktan var ettiği insanoğluna emir ve yasaklarını bildirmek için kendi aralarından peygamberler göndermiştir. Her peygamber gönderildiği kavmi, toplumu, Allah’a davet etmiştir. Allahtan aldığı vahyi ilahiyi onlara bildirmiştir. Peygamberler günah işlemekten korunmuş, zeki, güvenilir, doğru sözlü, emanete riayet eden kimselerdir. Allah’ın kendilerini verdiği Risalet görevini her ne pahasına olursa olsun yerine getirmişlerdir. Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara bildiren peygamberler zor durumda kaldıklarında mucizelerle desteklenmişlerdir. Evrensel ve cihanşümul olarak insan ve cinlere peygamber olarak gönderilen Hz Muhammed, Nebi ve Resuldür.  Yüce Allah Kur’anı’nda  “Resule ( Allah’ın elçisi) itaat eden Allah’a itaat etmiştir. Kim yüz çevirirse   (habibim) biz seni onlara muhafız olarak göndermedik buyurmuştur. Nisa, 80. Peygamberimize itaatsizlik, Allaha itaatsizliktir. Efendimize saygı ve sevgi beslemek, onun tavsiyelerine göre davranışlarımıza yön vermek Allah’ı memnu edecektir. Peygamberimizin söylem ve eylemleri kurana dayanmaktadır. Bu bakımdan onu örnek alarak hayatı şekillendirmek birey ve toplumu huzura, birlik ve beraberliğe götürür.

Özellikle Müslümanların kendi aralarında tüm anlaşmazlıkların çözümünü Resulüllahın sünnetinde aramaları, imanla yakından irtibatlıdır. Bu hususta Allah kuranında: “Hayır Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkça iman etmiş olamazlar” buyurmuştur. Nisa,65.  Allah bu ayette sahabilere, dolayısıyla bütün Müslümanlara, aralarında ihtilafa düştükleri işlerde, içinden çıkamadıkları problemlerde Resulüllahın hakemliğine başvurmaları gerektiğini emreder. Onun hakemliğine başvuran Müslümanlara düşen en önemli görev, verdiği hükme tam ve gönülden razı ve teslim olmaktır. Ancak bu sayede hakiki mümin olunabilir. Peygamberin hakemliğine nasıl başvurulacağı hususunda, efendimiz bir hadisinde şöyle buyurmuştur:. “Size iki şey bırakıtım. Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece sapıklığa düşmezsiniz. O, iki şey, Allah’ın kitabı Kuran ve Resulünün sünneti” Muvatta, kader,31.

Allah resulüne itaatın olduğu yerde, huzur ve mutluluk vardır. Kardeşlik, dayanışma ve paylaşım vardır. Müslümanlar da gayri Müslimler de geleceklerinden güvenli olma ortamı vardır. Bu gün özellikle islam âleminde bir takım sıkıntılar, kavgalar, bir hiç uğruna kan akıtmalar varsa, bunun sebebi bellidir. O sebep Evrensel peygamberimiz Hz Muhammed’e itaatin istenilen düzeyde olmayışıdır. Bakınız Allah ne buyuruyor: “Allah Resulünün emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir belanın çarpmasından yahut acı bir azabın uğramasından sakınsınlar” Nur,63.  Efendimiz (sav)in emrine muhalif olmak, Müslümanın aleyhinedir. Öncelikle Allah’ın rızasından ve sevgisinden mahrum kalmaktadır. Dolayısıyla bu hal içinde kişi dünya ve ahiretini perişan etmektedir. İnsanın yaratılış gayesi, Allah ve Resulüne itaattir. Bu olmadığı zaman, dünya hayatında birtakım darlık ve sıkıntıların baş göstereceği kaçınılmaz hal almakta, toplumu meydana getiren bireyler arasında itimatsızlıklar oluşmaktadır. Yardımlaşma ve dayanışma duyguları körelmekte, insani değerlerde zayıflama meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak huzur ve mutluluğun yerini stres ve bunalım almaktadır. Aile içi bunalım ve kadına karşı şiddet kendiliğinden oluşmaktadır.

Peygamberimiz (sav) efendimiz bir hadisinde : “Benim ve sizin durumunuz, ateş yakıp da, ateşine cırcır böcekleri ve pervaneler düşmeye başlayınca, onlara engel olmaya çalışan adamın durumuna benzer. Ben sizi ateşten korumak için kuşaklarınızdan tutuyorum, siz ise benim elimden kurtulmaya, ateşe girmeye çalışıyorsunuz” buyurmuştur. Müslim, Fezail, 19. Peygamberimizin emir ve tavsiyelerine bağlı olarak yaşamak, huzur ve mutluluğu getirir. Aile yuvalarında bolluk ve bereketi, bireyler arasında karşılıklı saygı ve sevgiyi oluşturur. Toplumsal birlikteliği ve barışı sağlar. Müslümanların birbirleriyle uğraşma yerine üretmeyi, kalkınmayı, insanlara faydalı olmayı sağlar. Hulasa, peygambere itaat, Allah’a itaat tır. Peygambere ve Allah’a itaatin olduğu yerde, dünya ve ahireti kazanma vardır. Böyle olmadığı zaman, dünya ve ahiret hayatı arzu edilmeyen bir durum alır



Bu yazı 975 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI