ÇANKIRI'DA SOHBET ALEMLERİ (8)
  • Reklam
Kenan Nergiz

Kenan Nergiz

Çankırı Tarihi ve Halkiyatı

ÇANKIRI'DA SOHBET ALEMLERİ (8)

02 Mayıs 2021 - 14:09

Şildir şip diye bir oyun vardır. Herkes sağ elini  ve sol elini yanındakinin göğsüne koyarak ve bu suretle halka yaparlardı. Ebenin işareti ile bu sefer tersini yaparlardı. Hızlı bir şekilde yaparak birbirlerini yanıltmaya çalışırlardı.

Samit diye bir oyun daha vardır. Her şahıs yapamazdı. Oyuna girmeyenler ceza olarak birleşir tüm yarana yemek ziyafeti verirlerdi.  Bu oyunda konuşmak kesinlikle yasaktı. Herkes dilsiz olmak zorundadır. Ebe ne yaparsa aynısını yapmak zorunda kalırlardı. Oyun birbirlerinin dizlerine, göğüslerine, yüzlerine ve enselerine tokat atmakla oyun başlardı. Canı çok yansada of diyemezlerdi. Sonra yüzlerine kara çalınır, acı biber yerler birbirlerinin ağızlarına tükürürlerdi. Bunlara tahammül edenler çıplak olarak kalır ve iç donu ile beraber dereye yıkanmaya girerlerdi. Ellerine ve sırtlarına buzları yüklenerek ocak mahalline gelirlerdi. O gece evde sohbet varsa o kıyafetle simsiyah olarak çıplak vaziyette eve girerlerdi. Bunları görenler korkularından bayılırlardı. Bu şekilde sohbet odasına girerek bir takım dilsiz oyunları yaparak eğlenceye katılırlardı. O sohbetin başağası bunlara bahşiş vererek sohbet yerinden dışarı çıkarırlardı. Bu oyun bir veya iki saat kadar devam ederdi.

Yüzük oyunu vardır ki yaran iki tarafı olur, bir tarafa büyük başağa diğer tarafa küçük başağa katılırdı. Onbir parçadan oluşan mendiller yere sıralanırdı. İyi yüzük saklayanlardan birisi öbür yaranların önünde yüzüğü mendillerden birine saklar ve bulunmasını isterdi. Bir veya son mendilde bulmak en iyi olarak mütalaa edilirdi. Saklayanda maharet olduğu gibi karşı tarafta bunu tahmin edende bulunurdu. Oyun ellibir sayıda biterdi. Bir tarafın sayısı yirmialtıyı gçtiği zaman diğer tarafa hücuma başlarlardı.

Yüzüğün kendine has ezgileri vardır. Bu beyitleri sayısı çok olan taraf hep birlikte söylerlerdi.

Dabağhanenin duvarı / Cila vurdukça ağarır / Şu yüzükcü şu zağarı / O hiye leyli şaşkın zavallı / Bilmiyorsun bunu oynama bari

Fosur fosur içer tütün / Alışı verişi bütün / minderden kaydırmış götün /  O hiye leyli şaşkın zavallı / Bilmiyorsun bunu oynama bari

Haydin şunlara varalım / halin hatırırı soralım / yüzükçü başı bulalım / O hiye leyli şaşkın zavallı / Bilmiyorsun bunu oynama bari

Gök kapamanın pamuklusu /  semiz etin kemiklisi / yüzükcünün sümüklüsü / O hiye leyli şaşkın zavallı / Bilmiyorsun bunu oynama bari

 

Tilki gelir sazaktan / tavuğu gözler uzaktan / yeni kurtulmuş tuzaktan / ah gri gerdanlı / ağam beyaz gerdanlı

Ben arkacı atlatırım / kenarında otlatırım /çabalama pat .............../ ah gri gerdanlı / ağam beyaz gerdanlı

Tarlaya diktim sapanı / gelir kapanı kapanı / yüzükcünün ............... kapanı / ah gri gerdanlı / ağam beyaz gerdanlı

Bu yüzük oyunu Çankırı köylerinde halen oynanmaktadır.

Çankırı’da kış çok olurmuş  Hatta rumi 1290 senesinde yağan karın telgraf direklerini kapattığı söylenmektedir. Zemheri bu civarda çok şiddetli geçermiş. Onun için (kırk kütük, kırk kabak, kırk çörek)  derlerki kırk meşe kütüğü, kırk yazma çöreği diye söylenmektedir. Kırk pazı hamur yufkasından yapılırdı. Her yufkanın arasına tarayağ, her on yufkanın arasına ise ceviz dökerlermiş. Sonra bunu büyük tavalar yerleştirip üzerine saç kapatırlarmış. Pişirme için sacın üzerine odunları koyup kapatarak pişirirlermiş. (kırk kütük, kırk kabak, kırk çörek) Bu sözler tarihe geçmiştir.  

Yazımız devam ediyor.

Kalın Sağlıcakla.

Bu yazı 3352 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar