ZAMANA YOLCULUK…

ZAMANA YOLCULUK…

Çankırı’da judo sporunun gelişmesine katkılarından dolayı adına düzenlenen “Ahmet İnceçubuk 1. Judo Turnuvası” , İnceçubuk’un judo sporuna gönül veren, birlikte acı –tatlı günler geçirdiği emektar takım arkadaşlarını buluşturdu.

20 Şubat 2020 - 06:45

Günümüzde spor faaliyetlerini TV ve fırsat buldukça salonda izleyen Ahmet Bölükbaşı, Ahmet Turan ve Atilla Dağ ile turnuvanın yapıldığı Hasan Fehmi Gökşen Spor Salonunun anılarla dolu salon amiri odasında bir araya gelip, zaman tünelinde yolculuk yaptık.  3 arkadaşın geçmişte olduğu gibi koyu sohbete dalıp geçmişi yad etmeleri görülmeye değerdi.

Sözü büyük olarak 40 yıl Gençlik Spor İl Müdürlüğünde hizmet verdikten sonra 2002 yılında personel şefliğinden emekli Ahmet Bölükbaşı’ya   (72)  bırakan takım arkadaşları duygulandı,  derinlere dalıp 50 yıl geride yaşadıkları film şeridi gibi gözlerinin önünden geçti.

 JUDO SPORUNUN TEMELİ ATILIYOR

Sözü Çankırı’da judo sporunun kısa tarihçesi için Ahmet Bölükbaşı’na bırakalım, bakalım neler söylemiş:

“Yıl 1967. Dönemin Gençlik Spor İl Müdürü Hasan Fehmi Gökşen,   Bursa’da açılan, Koreli hoca tarafından verilecek Judo antrenör kursuna katılmak üzere Ünsal Gökşen’i görevlendirdi. Gökşen, kurstan döndükten sonra takım kurmak için hazırlıklara başladı. Ben o zaman lise 2. sınıf öğrencisi olup güreş yapıyordum.  Beni davet etti.  Ben, rahmetli Abdurraman Uzunoğlu, soyadını hatırlayamayacağım İsmail ile birlikte güreşten judo sporuna geçiş yaptık.   Takım kurmak için 5 sporcuya ulaşmamız gerekiyordu.  Abdurraman Uzunoğlu’nun kardeşi İhsan Uzunoğlu ve bir arkadaşı daha katarak 5 kişilik takımı kurduk. Çankırı judo tarihinde ilk takım bizler tarafından kurularak temeli atılmış oldu.  Bizler hızla antremanlara başladık.   Takım olarak müsabakalara katılmaya başlamıştık.

           Yıl 1968-1969… Judo sporunun yaygınlaşması için okullara çağrı yaptık.  Çağrıya: Ahmet İnceçubuk,  Ahmet Turan,  Ahmet Ekizceli, Gaffar Yalçınkaya, kız sporculardan Tülay Demir, Gülerman Demir, Emine Demir, Asuman Demir,  Şerife Tekin, Hacer Demir, Hale Gürakan, Jale Gürakan, Funda Öcal ve ismini hatırlayamadığım spora gönül veren arkadaşlar katıldı.   Türkiye’de ilk 3- 5 arasında yer alan Çankırı judo takımı artık rakiplerin korkulu rüyası olmuştu.   5 kişiden oluşan Çankırı judo takımının 4’ünün isminin Ahmet olduğunu hatırlatmadan geçemeyeceğim.

           Hocamız Ünsal Gökşen bize sporu sevdirdi.  Müsabakalar yanında turnuvalara katıldık.   Bunlar arasında Konya, Kastamonu, Çorum, Ankara’yı sayabilirim.  Ankara bölgesi ile ayrı bir dostluğumuz vardı.  Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu’nda birlikte çok çalışmalarımız oldu.  Kemer imtihanlarına girdik.  Kemer imtihanını geçmek çok zordu. İmtihan için Ankara’ya giderdik. 108 tekniği ezbere bilmek zorundaydık.  Her sporcunun bir tekniği olduğu gibi rakibin oyununa göre sizin de paratınız olması gerekir.

           ARKADAŞLIKLAR… DOSTLUKLAR… ACIYI, SEVİNCİ PAYLAŞMALAR… PARAYI, EKMEĞİ BÖLÜŞMELER…

                 Hepimiz efendiydik, kız takımı olsun erkek takımı olsun kardeş gibiydik. Birbirimizin derdine koşardık.  Bir durum olduğunda salonda oturur saatlerce sohbet eder, ‘neler yapmalıyız’ diye konuşurduk. Hayatta bizde yanlış olmazdı. Sokakta, okulda parmakla gösterilen kişilerdik.

                Ünsal hocamız bizim her gün antremana gelmemizi şart koşardı. Takıma girememe korkusundan antremanı aksatmazdık. Kaloriferler yanmaz ama biz bu odada küçük bir elektrik ocağında sadece ellerimizi ısıtırdık.  Kışın soğuk su ile duş aldığımız çok olmuştur.  Böyle zorluklardan geçtik.

 Hiç unutmam…  Dönemin Gençlik Spor İl Müdürü Hasan Fehmi Gökşen müsabakalara giderken bize şunu derdi:” Ben sizi Çankırı’yı temsil etmeniz için gönderiyorum. Yenilip -yenmeniz önemli değil, Çankırı’da spor varmış desinler  ‘derdi.

   GENÇLERE ÖĞÜTLER

Sporun içinden gelen, minderde- masa başında sporla yoğrulan bir ağabey olarak benim tüm sporcu arkadaşlarıma tavsiyem: Birbirinizi kıskanmayın, birbirinize sahip olup saygılı olun, cebinizde beş kuruş dahi olsa paylaşın, çünkü biz öyleydik… Madalyalar boynumuza, kupalar müzemize öyle geldi, Çankırı‘nın sesini duyurduk.  İşe ciddi sarılın, disiplin içinde antermanları aksatmayın, antreman çıkışında sokakta gezmeyip evde istirahatınızı yapın, kahve köşelerinde oyalanmayın,  beslenmenize dikkat edin,   cep telefonu, bilgisayarı sporu takipte kullanın.”

          Ölenleri rahmet, sağ olanları minnetle anıp, uzun ömürler dileyen Bölükbaşı,  Ahmet İnceçubuk için judo turnuvası düzenlendiğini duyduğunda çok duygulanıp ağlamaklı olduğunu, vefa duygusunun hala devam ettiğini görmenin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

           Bir not daha düşen Bölükbaşı,  Çankırı sporuna büyük katkıları olan dönemin Gençlik Spor İl Müdürü Tacettin Gürakan’ı anmadan sohbeti tamamlamadı.

            Bölükbaşı, “ Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ndeki görev sürem boyunca 16 il müdürü ile çalıştım.  Merhum Tacettin Gürakan’ın hakkını vermek lazım.  Bize tüm imkânları sağlayıp elinden gelen her şeyi yaptı. Maçlarımızı, antremanlarımızı dahi kaçırmazdı. Astsubay Hazırlama Okulu beden eğitimi öğretmeni Üsteğmen Ercüment Erkut’un da hakkını yememek lazım. Bize çok destek oldu.  Çok malzeme temin etmiştir. Ona da minnet ve şükranlarımı sunuyorum.”

            Sohbetimiz bununla bitmiyor.  Biter mi ... ? Dile kolay,  yarım asırdan fazla dolu dolu günler…

Bu haber 830 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
ŞÜPHELİ ÖLÜM!
ŞÜPHELİ ÖLÜM!
 Çankırı’da niye  yok?
Çankırı’da niye yok?